<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Korku Kültürü</title>
	<atom:link href="http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 17:57:05 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>By: İş Yerinde Disiplin Nasıl Sağlanır? &#124; Temel Aksoy - Marketing Blog</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-927</link>
		<dc:creator>İş Yerinde Disiplin Nasıl Sağlanır? &#124; Temel Aksoy - Marketing Blog</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 07:41:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-927</guid>
		<description>[...] 1-Korku ve suçlama değil, değer odaklı bir kültür ve güven ortamı yaratmalıyız. (Kendimizi güvende hissettiğimiz ortamlardaki iklimi ve işleyişi korumak için daha sorumlu davranırız.) (Korku Kültürü) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] 1-Korku ve suçlama değil, değer odaklı bir kültür ve güven ortamı yaratmalıyız. (Kendimizi güvende hissettiğimiz ortamlardaki iklimi ve işleyişi korumak için daha sorumlu davranırız.) (Korku Kültürü) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Liderlik Zor Zanaatır &#124; Temel Aksoy - Marketing Blog</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-908</link>
		<dc:creator>Liderlik Zor Zanaatır &#124; Temel Aksoy - Marketing Blog</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 06:40:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-908</guid>
		<description>[...] ve psikolojik faktörlerin uygulamayı nasıl etkilediğini liderin fark ediyor olması gerekir. “Korku Kültürü” insanların inisiyatif almasına engel olabilir. Liderin görevi şirketin nabzını tutmak ve [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ve psikolojik faktörlerin uygulamayı nasıl etkilediğini liderin fark ediyor olması gerekir. “Korku Kültürü” insanların inisiyatif almasına engel olabilir. Liderin görevi şirketin nabzını tutmak ve [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: R. Deniz ÖNER</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-874</link>
		<dc:creator>R. Deniz ÖNER</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 22:31:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-874</guid>
		<description>Başta sorduğunuz sorulara başka bir yazınızdan alıntı yaparak cevap vermek istiyorum: Kötü yöneticiler fikirlerinin gerçekleştirilmesi için emir-komutaya bel bağlar. Oysa &quot;çalışanlar, yaptıkları işte anlam bulmak ister; sadece para kazanmak değil bundan daha üstün bir amaca hizmet etmek ve şirketin kaderine yön vermek ister. Lider, bu anlayışın yeşereceği bir organizasyon yaratmanın öncelikli görevi olduğunu ve itaatin buna bağlı olduğunu bilir.&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Başta sorduğunuz sorulara başka bir yazınızdan alıntı yaparak cevap vermek istiyorum: Kötü yöneticiler fikirlerinin gerçekleştirilmesi için emir-komutaya bel bağlar. Oysa &#8220;çalışanlar, yaptıkları işte anlam bulmak ister; sadece para kazanmak değil bundan daha üstün bir amaca hizmet etmek ve şirketin kaderine yön vermek ister. Lider, bu anlayışın yeşereceği bir organizasyon yaratmanın öncelikli görevi olduğunu ve itaatin buna bağlı olduğunu bilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bahadır DALGIÇ</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-732</link>
		<dc:creator>Bahadır DALGIÇ</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 20:49:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-732</guid>
		<description>Disiplin, bireye kazandırılan alışkanlıklar yoluyla onu, kendisi ve çevresi ile uyumlu yaşamaya hazırlama sürecidir.

Bir çok şirketin disiplin tarzı; çocukluğumuzdan beri bizlere dayatılan sizinde başka örnekler ile dile getirdiğiniz gibi &quot;bu yemeği bitirmezsen ağzına acı biber sürerim&quot; disiplininden pek farklı değil. Bunun doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmesem de benim burda üzerinde durmak istediğim bir konu var. 
 
Öncelikle dediklerinize katılıyorum, bir çok yazınızda olduğu gibi bu yazınızda da &quot;ne kadar da haklısınız&quot; dedim içimden. Peki...
 
Bu dengeyi kurmak adına öncelikle yaşadığımız toplumun bir değişim içine girmesi gerekmiyor mu? Bence şirketlerin yaşadıkları sorun biraz da bundan kaynaklanıyor. Sizin yazdıklarınızı birebir uygulayan bir şirket ve bu şirkette çalışan bir birey düşünelim. Her ne kadar bu bireye şirket yöneticileri tarafından doğru bir kültür (güvene dayalı, birey olma özgürlüğü, risk alabilme şansı vs...) verilse de, o birey dışarı cıktığında kendisine öğretilen onca şeyi unutmayı tercih edebiliyor ya da unutmak başkaları tarafından bahs-i geçen bireye tercih ettirilebiliyor... Tekrar içeri girdiğinde bir kaç adım geriden başlıyor öğrendiklerini uygulamak için bu birey. Benim fikrim kısır döngü yaşamamıza sebep olan o &quot;bir kaç adımın&quot; yaşanılan toplumun zihin yapısının değişmesiyle tam anlamıyla son bulabileceği... Son bulmasa dahi değişebileceği... Tüm şirketler çalışanlarına, yukarıda bahsettiğiniz kültürü ki ben buna &quot;doğru kültür&quot;  diyorum verebilseler dahi, yaşanılan toplumun yapısı değişmedikçe, anne ve babalarımız ısrarla azımıza acı biber sürmeye, dışarıya çıktığımız anlarda seyrettiğimiz oyunlar birbirine benzemeye devam ettikçe, şirketlerin de &quot;doğru kültürü&quot;  içlerinde yaşatması zor görünüyor... Ya da bunun için kat etmeleri gereken önemli bir zaman var önlerinde...
 
Sevgilerimle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Disiplin, bireye kazandırılan alışkanlıklar yoluyla onu, kendisi ve çevresi ile uyumlu yaşamaya hazırlama sürecidir.</p>
<p>Bir çok şirketin disiplin tarzı; çocukluğumuzdan beri bizlere dayatılan sizinde başka örnekler ile dile getirdiğiniz gibi &#8220;bu yemeği bitirmezsen ağzına acı biber sürerim&#8221; disiplininden pek farklı değil. Bunun doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmesem de benim burda üzerinde durmak istediğim bir konu var. </p>
<p>Öncelikle dediklerinize katılıyorum, bir çok yazınızda olduğu gibi bu yazınızda da &#8220;ne kadar da haklısınız&#8221; dedim içimden. Peki&#8230;</p>
<p>Bu dengeyi kurmak adına öncelikle yaşadığımız toplumun bir değişim içine girmesi gerekmiyor mu? Bence şirketlerin yaşadıkları sorun biraz da bundan kaynaklanıyor. Sizin yazdıklarınızı birebir uygulayan bir şirket ve bu şirkette çalışan bir birey düşünelim. Her ne kadar bu bireye şirket yöneticileri tarafından doğru bir kültür (güvene dayalı, birey olma özgürlüğü, risk alabilme şansı vs&#8230;) verilse de, o birey dışarı cıktığında kendisine öğretilen onca şeyi unutmayı tercih edebiliyor ya da unutmak başkaları tarafından bahs-i geçen bireye tercih ettirilebiliyor&#8230; Tekrar içeri girdiğinde bir kaç adım geriden başlıyor öğrendiklerini uygulamak için bu birey. Benim fikrim kısır döngü yaşamamıza sebep olan o &#8220;bir kaç adımın&#8221; yaşanılan toplumun zihin yapısının değişmesiyle tam anlamıyla son bulabileceği&#8230; Son bulmasa dahi değişebileceği&#8230; Tüm şirketler çalışanlarına, yukarıda bahsettiğiniz kültürü ki ben buna &#8220;doğru kültür&#8221;  diyorum verebilseler dahi, yaşanılan toplumun yapısı değişmedikçe, anne ve babalarımız ısrarla azımıza acı biber sürmeye, dışarıya çıktığımız anlarda seyrettiğimiz oyunlar birbirine benzemeye devam ettikçe, şirketlerin de &#8220;doğru kültürü&#8221;  içlerinde yaşatması zor görünüyor&#8230; Ya da bunun için kat etmeleri gereken önemli bir zaman var önlerinde&#8230;</p>
<p>Sevgilerimle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Nuri Gümülcineli</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-731</link>
		<dc:creator>Nuri Gümülcineli</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 15:13:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-731</guid>
		<description>Arkadaşımın tavsiyesi ile okumaya başladım. Yazıları beğenince üye olmaya karar verdim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşımın tavsiyesi ile okumaya başladım. Yazıları beğenince üye olmaya karar verdim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Mustafa E. Demirkol</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-728</link>
		<dc:creator>Mustafa E. Demirkol</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 18:42:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-728</guid>
		<description>Askerden yeni geldim. 

Korku kültürünün en yoğun yaşandığı yer kanımca askeriyedir. Ödüllendirme neredeyse hiç olmaz, ancak yapılan her hareketin ardından ağır bir ceza gelme ihtimali yüksektir.

Bu ortamda genç insanların (özellikle eğitimsizlerin) korku kültürünü içselleştirdiklerini üzülerek gördüm. Komutanından gelebilecek bir ceza&#039;dan korktuğu için görevini yerine getiren bu çocuklar, ortada bu korku kalmadığında (mesela komutan tatile gittiğinde veya mesai bittiğinde) disiplinden eser kalmıyor, insanlar korktukları şeyden kurtulmanın verdiği geçici rahatlıkla eski tas eski hamam devam ediyorlar.

Bu da bir kısır döngü oluşturuyor, komutanlar iş yaptırabilmek için daha çok korku öğeleri kullanıyorlar, daha çok korku daha çok disiplinsizlik ve demotivasyonu getiriyor... Bu çark böyle döndürülüyor.

Malesef sağlıklı her Türk genci bu çarktan öyle veya böyle geçtiği için yazınızda bahsettiğiniz Ferhan Şensoy örneği halen geçerli.

Yine güzel bir yazı yazmışsınız, keyifle okudum.

Sevgiler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Askerden yeni geldim. </p>
<p>Korku kültürünün en yoğun yaşandığı yer kanımca askeriyedir. Ödüllendirme neredeyse hiç olmaz, ancak yapılan her hareketin ardından ağır bir ceza gelme ihtimali yüksektir.</p>
<p>Bu ortamda genç insanların (özellikle eğitimsizlerin) korku kültürünü içselleştirdiklerini üzülerek gördüm. Komutanından gelebilecek bir ceza&#8217;dan korktuğu için görevini yerine getiren bu çocuklar, ortada bu korku kalmadığında (mesela komutan tatile gittiğinde veya mesai bittiğinde) disiplinden eser kalmıyor, insanlar korktukları şeyden kurtulmanın verdiği geçici rahatlıkla eski tas eski hamam devam ediyorlar.</p>
<p>Bu da bir kısır döngü oluşturuyor, komutanlar iş yaptırabilmek için daha çok korku öğeleri kullanıyorlar, daha çok korku daha çok disiplinsizlik ve demotivasyonu getiriyor&#8230; Bu çark böyle döndürülüyor.</p>
<p>Malesef sağlıklı her Türk genci bu çarktan öyle veya böyle geçtiği için yazınızda bahsettiğiniz Ferhan Şensoy örneği halen geçerli.</p>
<p>Yine güzel bir yazı yazmışsınız, keyifle okudum.</p>
<p>Sevgiler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Mustafa arınç</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-720</link>
		<dc:creator>Mustafa arınç</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 17:45:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-720</guid>
		<description>Gerçekten içinde bulunduğumuz durumu iyi ifade eden bir yazı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten içinde bulunduğumuz durumu iyi ifade eden bir yazı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Müslüm Kızılgeben</title>
		<link>http://www.temelaksoy.com/2009/06/korku-kulturu/comment-page-1/#comment-719</link>
		<dc:creator>Müslüm Kızılgeben</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 13:21:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.temelaksoy.com/?p=3485#comment-719</guid>
		<description>&quot;Korku Kültürü&quot; veya &quot;Korku toplumu&quot; sanırım hiyerarşinin en üst tabakalarının ego tatmini ve kendince düzen kurma anlayışlarının yarattığı bir kavram. 

Bu mantıkla yönetilen insanlar, yazınızda da  belirttiğiniz gibi bütünlükten, yaratıcılıktan ve sahiplenme duygusundan geri kalıyor. 

Verimsiz ve isteksiz bir ortamda makine düzeneyinde çalışıp bir süre sonra dişlilerin çürümesiyle çarkın son demlerine geliniyor.

Bırakın bir bütün olmayı ondalık kesirler bile bahsedilen yönetim anlayışıyla oldukça zor bir hal alıyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Korku Kültürü&#8221; veya &#8220;Korku toplumu&#8221; sanırım hiyerarşinin en üst tabakalarının ego tatmini ve kendince düzen kurma anlayışlarının yarattığı bir kavram. </p>
<p>Bu mantıkla yönetilen insanlar, yazınızda da  belirttiğiniz gibi bütünlükten, yaratıcılıktan ve sahiplenme duygusundan geri kalıyor. </p>
<p>Verimsiz ve isteksiz bir ortamda makine düzeneyinde çalışıp bir süre sonra dişlilerin çürümesiyle çarkın son demlerine geliniyor.</p>
<p>Bırakın bir bütün olmayı ondalık kesirler bile bahsedilen yönetim anlayışıyla oldukça zor bir hal alıyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
