Bir çeşit CV




1956′da İstanbul’da doğdum.

İlk, orta ve liseyi, Galatasaray Lisesi’nde yatılı okudum.

7 yaşında evden bağımsız bir hayata başlamanın insanın kişiliğine pek çok olumlu etkileri oluyor. (Steve Jobs’un dediği gibi, insan noktaları daha sonra birleştirebiliyor.)

Yazları yüzmek ve sutopu oynamakla geçirdim. O zamanlar hayatımda hiç kitap yoktu. Etrafımda da pek yoktu.

İlkokul 5′te Fransızca’dan sınıfta kaldım. Benim jenerasyonumda ilkokul beşinci sınıfı iki kere okuyana şimdiye kadar rastlamadım.(Bununla övünüyor değilim.)

Ortaokulu Beyoğlu’nda okurken, İstiklal Caddesi’nin güzelliklerini keşfettim ve 7. Sınıfta bir kez daha sınıfta kaldım. (Bununla da övünmüyorum ama hayattaki başarısızlıklar kalıcı olmayabiliyor demek istiyorum.)

Bu olay sabrını taşırmış olacak ki babam, beni kendi yaptığı inşaatlarda, yazın kısa bir süre ‘işçi’ olarak çalıştırdı. Bu deneyimden kol gücüyle çalışmanın bana uygun olmayacağını anladım.

Ortakokul yıllarında voleybol oynadım.

Lise hayatım başarılı geçti. Herhalde geçirdiğim en neşeli, en mutlu günlerdi aynı zamanda.

Üniversite hayatım daha da başarılı geçti. Önce Grenoble daha sonra Paris Nanterre Üniversitesi’nde ekonomi okudum. Çok başarılı bir ekonomist olmak istiyordum.

Üniversite 2. Sınıftayken evlendim.

1980 yılında İstanbul’a döndüm ve İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nde Gülten Kazgan’ın asistanı oldum.

Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesinde ekonomi masterı yaptım. (Aslında Eser Karakaş’ın verdiği akıl üzerine sadece İngilizce öğrenmek için Boğaziçi’ne başlamıştım.)

İçkiyi hiç sevmedim ama tütüne hep bağımlı oldum.

Ülke siyaseti hep ilgimi çekti.

Üniversite kariyeri yapmak hayalim çok geçmeden sona erdi, bunun benim için uygun olmadığına karar verdim. İstabul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde başladığım doktorayı yarıda bıraktım.

PİAR’ın sahibi Bülent Tanla’yı Gülten Hoca’nın odasında görmüş ve Gülten hocadan beni tanıştırmasını istemiştim. O zamanların (1984) en önemli araştırma şirketi PİAR’da araştırmacı olarak işe başladım.

Sanıyorum “anlamak” benim için en önemli dürtü. Belki de hayatın anlamı. Araştırmacılığı sevmeye ve çok okumaya başladım.

SİNAN dünyaya geldi.

Üç sene sonra PİAR’da patronlar ortaklıklarını ayırdı. Ben genel müdür ve ortak oldum. (İnsanın hayatında tesadüfler ve şansın çok etkili olduğunu anlamaya başladım.)

Önce araştırmacılığı sonra pazarlamayı öğrenmeye başladım.

Araştırma ve pazarlama konularında okuduklarımı müşterilerimde uygulayabilme imkanı buldum. İşin bu kısmını hala çok seviyorum.

İktisat kariyeri yaptığım yıllarda çok küçümsediğim “pazarlama” işinin ne kadar derin ve karmaşık ve aynı zamanda da zevkli olduğunun ayrımına vardım.

Hobi olarak briç oynamaya başladım. Hatta çok oynadım. Abarttım.

Şimdilerde yeniden başlayıp ılımlı bir yol bulmaya çalışıyorum.

PİAR’da 1980′lerin sonunda pazarlama araştırmalarının yanı sıra siyasi araştırma da yapıyorduk. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’la düzenli toplanıp araştırma sunumları ve danışmanlık yaptım. Ankara’da ve dolayısıyla İstanbul’da “nüfüz” sahibi olmanın ne demek olduğunu anladım. (İnsanın kendisini dev aynasında görmemesi neredeyse mümkün değil.) Yaklaşık 30 yaşında birisinin T.C. Başbakanı’na danışmanlık yapmasını çok garipsedim. Hala bir tesadüf olduğuna inanıyorum.

Tüketici davranışları konusu beni cezbetmeye başladı. Yoksa psikoloji mi okusaydım?

On yıl PİAR’da çalıştıktan sonra, Tansu Çiller’in Başbakanlık yaptığı sırada çıkan ekonomik krizin (fırsatın) etkisiyle, PİAR’dan dostça ayrılarak ( 1994), kendi araştırma şirketim REMARK’ı (research for marketing) kurdum.

REMARK’ta siyasi araştırma yapmamaya ve sadece pazarlama araştırmaları yapmaya karar verdim. İki sene sonra İnfratest Burke (benim için o dönemin rüya araştırma şirketi) bize önce azınlık ve sonra çoğunluk ortağı oldu.

İlk evliliğimi bitirdim, ikinci kez evlendim. 1996′da ZEYNEP dünyaya geldi.

Galatasaraylılar Derneği yönetim kurulu üyesi oldum (1999).

Galatasaray Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi oldum (2002).

Galatasaray Eğitim Vakfı yönetim kurulu üyesi oldum (2002).

2000 yılında Infratest Burke, yine uluslararası bir araştırma zinciri olan NFO’ya satıldı. Biz de NFO olduk. 2004 yılında ise NFO yine bir başka uluslararası araştırma zinciri olan TNS tarfından satın alınınca, artık kendi geleceğimi başkasının eline bırakmamak isteği ve yeni sahiplerle (TNS) uzlaşamama sonucu, hisselerimi geri satınaldım ve araştırma şirketimizde yeniden REMARK ismini kullanmaya başladık.

İkinci evliliğimi bitirdim. Maneviyat (Spiritualism) ile ciddi ilgilenmeye ve okumaya başladığım yıllar burada başlıyor.

2005 yılında ise REMARK’ı yine çok büyük bir araştırma zinciri olan SYNOVATE‘e sattık. Bu sefer tamamını.

Pazarlama araştırması mesleğinde bugüne kadar sayısız araştırma yaptım, yönettim. Son yıllarda çalışma arkadaşlarımın yaptığı araştırmaları yorumluyorum.

Bugüne kadar hep araştırmanın kendisinden çok, nasıl kullanılacağıyla ilgili oldum.

Şimdi bir taraftan SYNOVATE‘i yönetiyor ve Araştırmacılar Derneği başkanlığı yapıyorum, diğer taraftan da FİKİRHANE isimli danışmanlık şirketimde Türkiye’nin büyük bazı markalarına pazarlama, yönetim ve strateji konularında akıl ortaklığı yapıyorum.

( Eylül – 2008 )