Dijitalciler, Kendinize Haksızlık Etmeyin!

Şirket yöneticilerinin ama özellikle pazarlama alanında çalışan üst düzey yöneticilerin ve danışmanların çoğunun dijitalleşmeye özel bir düşkünlüğü var. Bu düşkünlüğü anlamak kolay çünkü pazarlamacılar yeniliğe fazlasıyla meraklılar. Hayatımıza giren her yenilik onları adeta “sevindirik” yapıyor, gözleri başka bir şey görmez oluyor. Ama anlamak, onlara anlayış göstermemizi gerektirmez çünkü bu konu hemen her şirketin sınırlı kaynaklarını israf etmesine neden olan çok önemli bir konu.

Dijital ve dijitalleşmeden söz etmek teknolojiden söz etmek demektir. Nasıl elektrik yaygınlaştığı yıllarda daha önce çeşitli yol ve yöntemlerle yapılan pek çok iş elektrikle yapılmaya başlandıysa, dijitalleşme de elektrik gibi hayatımızın her alanını kaplayacak. Karşı konulamaz bir hız ve kolaylık sağlayan bu teknolojinin girmeyeceği ürün/hizmet/araç/gereç/mekân… kalmayacak.

Sosyal medya

Medya sektörünün tamamı dijitalleşecek. Sadece televizyon değil, radyo, gazete, dergilerin dijitalleşmesi her geçen gün hızlanacak. Mark Ritson’un dediği gibi açık hava mecrasının bile hızla dijitalleştiğini dikkate alırsak, dijital olmayan bir mecradan bahsetmek mümkün olmayacak.

Dijitale aşırı meraklarından ötürü pazarlamacıların ve iletişimcilerin çoğu Facebook, Instagram, Youtube, Twitter gibi dijital mecraları televizyon ile kıyaslayıp, televizyonun öldüğünü söyleseler de bu son derece yanlış ve sakıncalı bir söylemdir. Bu söylentilerin aksine, son yıllarda hem dünyada hem Türkiye’de televizyon daha çok izlenmektedir. Hem yetişkinler hem gençler eskiye kıyasla daha çok televizyon izliyorlar. Televizyonun öldüğü söyleminin ardında Facebook, Instagram, Google ve Youtube gibi büyük şirketlerin etkili propagandası vardır. Şirket yöneticilerinin bunu bilmeleri ve bütçelerini bilimsel veriler kullanarak harcamaları gerekir. Ayrıca bu sosyal mecraların kendilerinin ürettikleri görülme, izlenme, tıklanma istatistiklerini de çok ihtiyatla değerlendirmeleri gerekir çünkü sadece bu mecralar kendi kendileri ölçmek gibi bir ayrıcalığa sahiptirler ve ölçüm konusunu bağımsız kuruluşlara devretmeyi istemezler.

Pazarlamacıların dijital olanı göklere çıkarma sevdasından vaz geçmeleri gerekir çünkü MIT Sloan öğretim üyelerinden George Westerman’ın söylediği gibi, “Dijital olana stratejik bir vurgu yapmak, yanlış mesaj verir. Dijital bir uygulama yapmak için yola çıkmak, şirketleri işin esasından uzaklaştırabilir. Her şeyin dijitalleştiği bugünkü dünyada, şirketlerin dijital stratejiye değil, pazarlama stratejisine ihtiyaçları vardır.

Şirketler geleneksel ve dijital ayrımı yapmaya devam ettikleri takdirde, ileride yıkmakta zorlanacakları silolar yaratmaktadırlar. Ben danışmanlık yaptığım bütün şirketlerde sosyal medya reklamlarını markanın reklamlarının bütünleyici bir unsuru olarak ele almalarını tavsiye ediyorum ama neredeyse hiçbir zaman tek başına sosyal mecra iletişimini yeterli görmüyorum.

Mark Ritson, kendini dijital pazarlamacı olarak tanıtan profesyonel yöneticilerin kendilerine ihanet ettiğini söyler. Çünkü pazarlama önce pazarda ne olduğunu anlamak sonra bu duruma uygun bir strateji geliştirmek ve en sonunda bu stratejiyi hayata geçirmek demektir. Eğer bir pazarlamacı kendisini “dijital pazarlamacı” olarak nitelerse pazarlamanın en önemli ilk iki unsurunu yani pazarı anlamayı ve strateji geliştirmeyi ıskalamış olur. Bu nedenle Mark Ritson mesleğe yeni başlayan pazarlamacılara böyle bir hata yapmamalarını önerir.

Ben de Mark Ritson gibi unvanlarının önüne “dijital” nitelemesi ekleyen pazarlamacıların kendilerini dar bir alana hapsedip kendilerine haksızlık ettiklerine düşünüyorum. Onlara pazarlamanın bütününü kucaklamalarını öneriyorum.

Yorumlar

  1. Dijital konusunda son zamanlarda yazdığınız yazıları hayretle okuyorum. Sosyal medya reklamları ile dijital reklamcılık bile birbirine girmiş. Göklere çıkartmaya gerek yok elbette ama dijital reklamcılık bir başka uzmanlık alanı. TV ile kıyaslama dönemi biteli yıllar oldu. Youtube ile ilgili biraz araştırsanız Youtube’ın reklam önerisinin TV + Youtube olduğunu görürsünüz. Liderlik vb yazılarınız OK. Byron Sharp kısmı da OK. Ama dijital ile ilgili yazdıkça üzülüyorum açıkçası. Dijital bir mucize değil elbette. Ama bu kadar da hoyratça ele almamak lazım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. George Westerman, Your Company Doesn\'t Need a Digital Strategy

    https://sloanreview.mit.edu/article/your-company-doesnt-need-a-digital-strategy/
  2. Mark Ritson, The Three Reasons Having a Digital Prefix Will Stunt Your Carreer

    https://www.marketingweek.com/2018/07/17/ritson-digital-prefix-stunt-career/
  3. Temel Aksoy, Online Reklam Mecralarının Çözüm Bekleyen Sorunları

    http://www.temelaksoy.com/online-reklam-mecralarinin-cozum-bekleyen-sorunlari/
  4. Temel Aksoy, İnsanlar Artık Televizyon İzlemiyor mu?

    http://www.temelaksoy.com/insanlar-artik-tv-izlemiyor-mu/
  5. Temel Aksoy, Gelecekte Sosyal Medya Ajansları Olmayacak

    http://www.temelaksoy.com/gelecekte-sosyal-medya-ajanslari-olmayacak/