Tags Posts tagged with "vakıf"

vakıf

Her ülkede kamuoyu, özellikle büyük şirketlerden, “diğerkamlık” yani herhangi bir çıkar beklentisi içinde olmadan, faaliyet gösterdikleri ülkenin insanlarına yararlı olmalarını bekler. Bu nedenle, bugün hemen her ülkede, orta ve büyük ölçekli şirketlerin çoğu, eğitim, sağlık, kültür ve çevre konularında kurumsal sosyal sorumluluk projeleri (KSS) üstlenirler ve özellikle engellilerin, kadınların ve gençlerin gelişimine katkı sağlamayı amaçlarlar. Bu projeleri, genellikle konusunda uzmanlaşmış dernek veya vakıflarla birlikle yaparlar.

Bugün gelişmiş batı ülkelerinde de bizim ülkemizde de şirketlerin meraklı oldukları kurumsal sosyal sorumluluk işlerinin çoğu, bir hayırseverlik ve filantropi anlayışından çok, şirketin itibarlı görünmek amacıyla yaptıkları işlerdir. Her ülkede, büyük şirketlerin kurdukları çok faydalı işler yapan az sayıda vakfın yaptığı işler hariç, çoğu şirketin bu tür faaliyetleri kamuoyunda bir algı oluşturma önceliği taşır.  Amerika’da Melinda ve Bill Gates, Türkiye’de Sabancı ve Koç Toplulukları gibi kişi ve kuruluşların kurdukları vakıflar, toplumsal gelişmeye çok değerli katkı sunarlar ama bu tür kuruluşlar her ülkede parmakla gösterilecek kadar azdır.

İş dünyasında şirketlerin büyük çoğunluğunun yaptığı KSS projeleri, esas amacının dışına çıkmış uygulamalardır. Şirketler hangi konuda hangi hedef kitleye yönelik KSS projesi yapacaklarına karar verirken, bu projelerin toplumsal gelişmeye sağlayacağı katkıyı değil ne kadar çok insandan ne kadar çok “aferin” alacaklarına bakarlar.  Esas hedefleri, gençlerin, kadınların ya da engellilerin toplumsal haklardan eşit yararlanmalarına katkıda bulunmaktan çok, kamuoyu beğenisi toplamaktır.

Toplumsal gelişmeye katkıda bulunan şirketlerin, bu çabalarından ötürü takdir beklemek elbette haklarıdır. Büyük KSS projeleri yapan şirketlerin bu projelerin iletişime kaynak ayırarak yaptıklarını kamuoyuna duyurmalarına da kimsenin itirazı olamaz ama bir kurumsal sosyal sorumluluk projesine, sadece iletişim değeri olarak bakmak, gerçekten sığlıktır. Zaten KSS işlerine, bu gözle bakan şirketlerin yaptıkları işlerden ve tavırlarından ne kadar samimiyetsiz oldukları herkes tarafından anlaşılır ve sonuçta bu şirketler bu işlerden beklediklerini elde edemezler.

Göstermelik KSS projesi üstlenmeye gelene kadar bu şirketlerin önce, faaliyet gösterdikleri alanlarda kendilerinden beklenen sorumlulukları hakkıyla yerine getirmeleri ve başta çalışanları ve müşterileri (tüketicileri) olmak üzere, bütün ilişkilerinde şeffaf ve adil olmaları daha doğrudur.  KSS projeleri yapmaya gelene kadar, bu şirketlerin önce vergilerini eksiksiz ödemeleri gerekir.

Aslında KSS projesi üstlenen her şirketten, ne kadar vergi ödediğini de sormak gerekir. Çünkü şirketlerin vereceği vergilerle, her ülkenin devleti,  bunların yapacağı sosyal sorumluluk işlerinden daha etkili projeler yapma imkanına sahiptir. Dünyanın en beğenilen markaları hakkında internette biraz zaman harcayan herkes, bu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde neredeyse hiç vergi ödemediklerini hemen anlayabilir.

Bence araştırma şirketlerinin “en beğenilen şirketler” sıralaması yaparken aynı zamanda her şirketin ne kadar vergi ödediğini de yayınlaması gerekir. Bir şirket, eğer vergisini ödemiyor ya da kazancının tamamına yakınını faaliyet yapığı ülke dışına taşıyorsa, bu şirketin “en beğenilen şirketler” listesinde yer almaması gerekir. (Mark Ritson)

Ben az sayıda şirketin iyi niyet ve ciddiyetle yaptığı KSS projelerini elbette destekliyorum ama çoğunun itibar devşirmek amacıyla yaptığı sözde KSS işlerini gerçekten itici buluyorum.


KONUYLA İLGİLİ MAKALE ve LİNKLER

  1. Dünyanın En Değerli 20 Markası (2017)
    http://www.ntv.com.tr/galeri/ekonomi/dunyanin-en-degerli-20-markasi-2017,EFPyXrN7JECoqLdMbeLcxg/3HsYqmhKUUqNuHxq96D9aA

  2. Dünyanın En Beğenilen, Saygı Duyulan Şirketleri
    http://www.fortuneturkey.com/dunyanin-en-begenilen-sirketleri-44155

  3. Mark Ritson, Marketing Deconstructed - Cutting the Bullsh*t and Getting Back to the Essential Strategic Tools
    https://www.youtube.com/watch?v=2TEgcIddxkI&t=2603s

  4. 240 Milyar Dolarlık Vergi Kaçakçılığı G20 Gündeminde
    http://www.cnnturk.com/ekonomi/turkiye/240-milyar-dolarlik-vergi-kacakciligi-g20-gundeminde

11 7723

Dünyanın en zenginleri arasında yer alan Bill Gates ve Warren Buffett 2010 yılında bir akşam yemeğinde, ‘’Bağış sözü ver.’’ hareketini başlattılar. Liderlik yaptıkları oluşuma, Facebook´un kurucusu, en genç milyarderlerden Mark Zuckerberg’i ve birçok zengini de kattılar. “Bağış sözü ver” hareketine katılan zenginlerin her biri, servetlerinin yarısını yoksullar için bağışlama sözü verdiler.

Az ya da çok, bağış yapan her insan, kendisinden daha az şanslı olanlara duyarlılığını gösterir. Ama bir insanın yaptığı bağışı ve bağışın miktarını duyurması ve bundan kendine paye çıkarması genelde pek hoş karşılanmaz. Bizim kültürümüz, “Bir elin verdiğini diğer el bilmez.” diyerek, bu konuda insanın sessiz olması gerektiğini öğütler. Bağış yapmanın esas amacı yardım etmektir; yardım edenin reklamını yapmak değil. Fakat çok zenginler ve büyük şirketler bu kuralın dışındadır. Toplum, zenginlerden ve büyük şirketlerden –vergisini verseler bile- kazandıkları paranın bir kısmını topluma geri vermelerini talep eder. Toplumlar arasında kültürel farklılar olsa da hemen her toplumun talebi aynıdır.

Bağış yapmak, yeni bir kavram değil, hiç şüphesiz. Bugün devletlerin yaptığı çoğu kamusal görevi,  yüzyıllar önce vakıflar yapıyordu. İbadethaneler, medreseler, hastaneler, hamamlar, kervansaraylar, köprüler , çeşmeler… Anadolu tarihinde hep hayırseverlerin vakfettikleri kaynaklarla yapılmıştı.  Vakıflar misyonlarındaki yardımlaşma amacı doğrultusunda tarih boyunca, sosyal dengelerin kurulmasında ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasında önemli roller üstlendiler. Osmanlı İmparatorluğu, tarihçilerin tanımıyla bir “Vakıflar Medeniyetiydi.”

Son yıllarda bağış yapmaya bakış değişti. Sadece para vermenin, sadece bağış yapmanın kalıcı sonuçlar üretmediği gerçeğinden  hareketle vakıflar, şirketler ve bireyler daha etkili olmanın yollarını aramaya başladırlar. Bu bakış açısı değişikliği de şimdiye kadar acil ihtiyaçları giderme amacıyla yapılan hayırseverliğin ötesine geçen, bir anlayışı tetikledi.

Myth2_Carousel1

Hayırseverlikten stratejik bağışçılığa doğru gelişen bu değişim, pek çok insani sorunun köküne inerek daha uzun vadeli ve sürdürülebilir değişimler yaratmayı amaçlıyor.

Filantropi sadece parasal yardım yapmak değildir; Filantropi paradan önce, bir değerler sistemine sahip olmayı gerektirir. Filantropi insanlara yardım etme, öğretme, yol gösterme ve onların içindeki potansiyeli ortaya çıkararak onların daha iyi insan olmalarını sağlama motivasyonun hayat bulması demektir. (Filantropi Yunanca “insan sevgisi” anlamına gelir.)

Filantropi geleneksel bağışçılık ve hayırseverlikten öte, daha  yaratıcı ve sürekliliği olan “stratejik hayırseverlik” girişimidir. Filantropist, sadece parasını değil asıl zamanını, kabiliyetlerini, sahip olduğu ilişkileri,  bir sorun çözmek için devreye sokan insandır. Filantropistler, faaliyet gösterdikleri alanlarda kalıcı değişim yaratmayı, çözümlerini yaygınlaştırmayı ve uzun vadede toplumun desteğini kazanmayı hedeflerler.

Geleneksel bağışçılık genellikle bir planlama yapmadan kendiliğinden gelişen, çoğunlukla insanın yakın çevresindeki tanıdıklarına yönelik bir hayırseverliktir. Bu yaklaşımla bağış yapanın konuyla bir daha ilgilenmesi gerekmez. Bağış yapan insan, gönlünden kopan bir kaynağı ihtiyaç sahibine ulaştırdıktan sonra sorunun çözülüp çözülmediğiyle pek ilgilenmez. Zaten bu anlamda geleneksel hayırseverlikte amaç, sorunları çözmekten öte bir katkı yapıp, görevini yapmış olmanın huzurunu yaşamaktır.

Filantropi ise, insan sevgisini yücelten bir felsefe üzerine temellenen daha örgütlü ve stratejik bir bağışçılık yaklaşımıdır. Sadece anlık bir destek sağlamayı değil, kalıcı değişim yaratmayı amaçlar. Kısa süreli çözümler yerine sorunların köküne inmeyi hedefler.  Soruna sebep olan sistemi değiştirmeye yönelik sürdürülebilir bir çözüm arar.

Filantropistlerin geleneksel bağışçılardan bir diğer farkı da sivil toplumun gücüne inanmalarıdır. İnandıkları, destek oldukları fikirleri takip eder; örgütlenen insanların değişim yaratacağına inanırlar, bu yüzden de  sivil toplum kuruluşlarını (STK) destekleyerek onların güçlenmesini isterler. Filantropistler, bu anlamda, sadece bağışçı değil aynı zamanda toplumsal değişim aktörleridir. Sabancı Vakfı’nın Hibe Programları ve Fark Yaratanlar Projelerinde gördüğümüz gibi Filantropi,  engellilerin, kadınların ve gençlerin pek çok sorununun çözümüne kalıcı katkı yapmayı başarabilir.

bannerfarkyaratanlartr

Diğerkamlık (Alturism) yani başkalarının iyiliğini düşünme, kökleri hümanizme dayanan bir düşünce ve davranış biçimidir. Kendi çıkarını gözetmeksizin başkalarına yardım etme, insanın empati duygusunun en gelişmiş ve en cömert dışavurumudur. İnsanın başkasına yardım etmesi,  birlikte yaşamanın gereği olduğu kadar bireysel mutluluğun da kaynağıdır.  Son yıllarda yapılan pek çok bilimsel araştırmaya göre, yardım etmek insanı iyileştirir, mutlu eder.

İster toplumun talebi, ister dini vecibelerin gereği, isterse kişinin kendine özgü nedenlerinden kaynaklansın, bağış yapmanın bağışı yapana en büyük katkısı onu mutlu etmesidir. Gerçek mutluluk “almak” değil “vermektir.” Gerçek mutluluk, başkalarının hayatlarını iyileştirmektir.

Bu mutluluğu yaşamanın yolu, sahip olduğumuz zaman, bilgi, para gibi kaynaklarımızın bir kısmını, çözümünde anlam bulduğumuz toplumsal bir sorunun giderilmesine vakfetmektir.


KONUYLA İLGİLİ KİTAP ÖNERİLERİ

KONUYLA İLGİLİ MAKALE ve LİNKLER

  1. John Wood, \"Leaving Microsoft to Change the World\"
    http://www.leavingmicrosoftbook.com/

  2. Kristin Layous, S. Katherine Nelson, Eva Oberle, Kimberly A. Schonert-Reichl, Sonja Lyubomirsky, \"Kindness Counts: Prompting Prosocial Behavior in Preadolescents Boosts Peer Acceptance and Well-Being\"
    http://www.plosone.org/article/info%3Adoi%2F10.1371%2Fjournal.pone.0051380

  3. Vassilis Saroglou, “Religion, Spirituality, and Altruism”
    https://www.uclouvain.be/cps/ucl/doc/psyreli/documents/2013.APAHdbk.pdf

  4. Incite, “The Revolution Will Not Be Funded: Beyond the Non-Profit Industrial Complex”
    http://www.hks.harvard.edu/cchrp/hrsm/programs/study_group_PDF/RevolutionNotFunded.pdf

  5. Sacred Economics with Charles Eisenstein - A Short Film
    http://www.youtube.com/watch?v=EEZkQv25uEs

  6. “Sacred Economics”
    http://sacred-economics.com/

  7. The Giving Pledge
    http://givingpledge.org/#enter

  8. Bill Gates & Melinda Gates Foundation
    http://www.gatesfoundation.org/

  9. “Türkiye\'de Hayırseverlik”, TUSEV Vakfı Raporu
    http://www.tusev.org.tr/tr/sosyal-yatirim/degisim-icin-bagis-projesi/yayin-turkiyede-hayirseverlik-vatandaslar-vakiflar-ve-sosyal-adalet-arastirmasi-sonuc-raporlari

  10. Doçent Dr. Bülent KÖPRÜLÜ, “Tarihte Vakıflar”
    http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/38/308/3015.pdf

  11. Global Philanthropists Circle
    http://www.synergos.org/philanthropistscircle/

  12. Bruce Sievers, “A Tale of Three Cities“
    http://www.synergos.org/knowledge/06/taleofthreecities.pdf

  13. “Bill and Melinda Gates: Why Giving Away Our Wealth Has Been The Most Satisfying Thing We Have Done”
    https://www.ted.com/talks/bill_and_melinda_gates_why_giving_away_our_wealth_has_been_the_most_satisfying_thing_we_ve_done

  14. Sabancı Holding, “Dünyada Vakıfların Değişen Rolü” Semineri, Barry D. Gaberman, Ford Vakfı, Emekli Başkan Yardımcısı Craig Kennedy, Alman Marshall Vakfı, Başkanı Moderatör: Filiz Bikmen, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı, Direktör
    http://www.sabancivakfi.org/files/arsiv-data/dunyada-vakiflarin-degisen-rolu-semineri/seminerdesifreturkceson.pdf

  15. “Milestones in Modern Philanthropy – Interactive”
    http://www.theguardian.com/global-development/interactive/2011/nov/08/timeline-milestones-in-philanthropy-interactive?newsfeed=true

  16. Bolder Giving, “Bold Conversation”
    http://www.boldergiving.org/conversations.php

  17. Zeynep Güven, “Hayırseverlikten Filantropistliğe”
    http://degisimicinbagis.org/usrfiles/vogue_1(1).pdf

  18. Wikipedia, Philanthropy
    http://en.wikipedia.org/wiki/Philanthropy

  19. Dame Stephanie Shirley Foundation
    http://www.steveshirley.com/about_steve

  20. Ceren Arseven, “Öylesine Yardım Edene Filantropist Denmez”
    http://www.hurriyet.com.tr/pazar/20831287.asp

  21. Filantropi Günlüğü
    http://www.filantropi.org/baglantilar-2/

  22. Fatoş Gökşen, “Türkiye’deki Vakıfların Niteliksel Değerlendirmesi”
    http://www.tusev.org.tr/userfiles/image/ford/Turkiyedeki%20Vakiflarin%20Niteliksel%20Degerlendirmesi.pdf

  23. T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü
    http://www.vgm.gov.tr/

SEÇTİKLERİMİZ