Gündelik Hayatın Keşfi

Çoğumuz yaşadığımız hayatı fazla sıradan buluruz.

Bizimkinden daha şık döşenmiş evlerde oturan, lüks içindeki zenginlerin ya da heyecan verici aşklar yaşayan ünlülerin hayatlarını daha çekici buluruz. Onların yaşadıklarının yanında kendi hayatımız fazla sıradan, fazla soluk gelir çoğumuza.

Gündelik alışkanlıklarımız, kullandığımız eşyalar, yaptığımız iş pek kayda değer görünmez gözümüze; çünkü kendi hayatımızda neredeyse bir refleks gibi yaptığımız her şey, kullandığımız her eşya, günlük sorunlarımızı çözerken başvurduğumuz  yollar herkesinki gibidir, üzerinde konuşmaya değmez diye düşünürüz.

Çoğunluk böyle düşünür. Ya siz?

Oysa Fransız düşünür ve şair Baudelaire “en sıradan şeylerin aslında görünenden daha derin ve sembolik anlamı” olduğunu söylemişti. Baudelaire’e göre insanların sıradan davranışları ilham vericiydi.

Ben marka yönetme işinin, Baudelaire’in dediği gibi “sıradan olanın ardında yatan derin ve sembolik anlamı ortaya çıkarma” işi olduğunu düşünüyorum.

Beautiful young woman shopping for fruits and vegetables in produce department of a grocery store/supermarket

Pazarlama ve marka yönetiminin konusu sokaktaki insanın günlük ihtiyaçları, istekleri, korkuları ve tutkularıdır. Gündelik hayatımızdaki tercihlerimizin, davranışlarımızın, bizde alışkanlık yaratan her şeyin kendine göre bir mantığı vardır. Biz farkında olmasak da bu alışkanlıklarımızla etrafımızda bir konfor çemberi yaratırız. Marka yönetmek insanların yarattığı bu “konfor çemberini” anlamakla mümkündür.

Hayatın çok bilindik gibi görünen ayrıntılarına farklı bir gözle bakabilmeyi başaran pazarlama yöneticileri, ürün ve markalarını vazgeçilmez kılacak çözümler bulabilirler. Tüketicilerin ömür boyu bağ kuracağı markalar yaratmak için gerekli olan içgörüler, gündelik hayatın sıradanlıkları arkasına gizlidir.

Tüketicilerin en sıradan gibi görünen gündelik işlerini nasıl yaptıkları, bu işlerle meşgulken hangi eşyaları kullandıkları, en doğal hallerinde nasıl karar alıp davrandıkları gibi başlangıçta renksiz gibi görünen ayrıntıların arkasında aslında insanların ihtiyaçlarını nasıl giderdikleri -ya da gideremedikleri- hakkında derin bilgiler (içgörüler) yatar.

İnsanların günlük hayatlarında her gün defalarca tekrarladıkları yemek yeme alışkanlıkları, söyledikleri atasözleri, anlattıkları fıkraları, sevinçleri, üzüntüleri, özlemleri pazarlamanın laboratuvarı gibidir. Bir insanın sabah gözünü açmasından akşam yatmasına kadar yaptığı her şey onun sosyal, kültürel ve psikolojik ihtiyaçlarını, değerlerini ve önceliklerini anlatır.

Prof. Stefano E. D’AnnaYaşamınızın herhangi bir günü size sizinle ilgili her şeyi anlatacaktır.“ der. Aslına bakarsanız bir insanı tanımanın en doğal yolu o kişinin günlük hayatını anlamaktan geçer. Bir insanın evini nasıl döşediği, dışarıda neler yaptığı, iş yerinde çalışma masasına neleri koyduğu, çevresiyle nasıl bir iletişim kurduğu, sabah çayını-kahvesini nasıl içtiği, yemeklerini nasıl yediği gibi refleks haline gelmiş davranışları, o kişi hakkında zengin içgörüler verir.  (Bizi alışkanlıklarımız yönetir.)

Fransız düşünür Henri Lefebvre günlük hayatın tarihteki savaşlardan, büyük yıkım ya da zaferlerden bile daha aydınlatıcı olduğunu söyler. İnsanlık tarihini, savaşlar, yenilgiler, zaferler, büyük ütopyalar üzerinden okumak yerine gündelik hayatının alışkanlıkları, görgü kuralları, giyim-kuşamı, dönemin moda anlayışı, boş zaman geçirme yöntemleri, ilişki biçimleri, oyunları, eğlenceleri, ev eşyaları, yeme-içme biçimleri aracılığıyla anlamaya çalışmak daha aydınlatıcıdır. Gündelik hayatın tarihi, tarihin insani yüzüdür.

Gündelik hayatın keşfi

İnovasyonun mutfağı gündelik hayatın içidir. İnovasyon, büyük toplantı odalarında değil, gündelik hayatın mutfağında pişer.

Hiç şüphesiz edebiyatçılar ve sinemacılar, gündelik hayatı irdeleme konusunda pazarlamacılara göre çok daha mahirler. Ben pazarlama yöneticilerinin, sinemacılardan ve edebiyatçılardan öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyorum. Pazarlama yöneticilerinin, objektiflerini son derece aşina oldukları insanların gündelik hayatlarına çevirebildikleri takdirde daha anlamlı sonuçlar elde edeceklerini düşünüyorum. Bu nedenle bildiğimizi sandığımız hatta kimi zaman küçümsediğimiz “gündelik hayata” daha çok odaklanmamız gerektiğine inanıyorum.

Strateji geliştirme işini toplantı odalarından sahaya indirmek gerekiyor. Tribünden seyretmek yerine, oyunun içine girmek gerekiyor. En sıradan haliyle kendi günlük hayatımızın detaylarına ne kadar hakim olur, anbean yaşadığımız değişikliklerin ne kadar farkında olursak başkalarının da hayatlarıyla empati kurmamız kolaylaşır.

Gündelik hayatın içine girerek, insanların ne yaptıklarını gözleyerek, onları anlayarak içgörü elde etmek her pazarlama yöneticisinin sahip olması gereken bir alışkanlıktır. Marka yöneticisi gözüyle bakıldığında “gündelik hayat” küçümsenecek bir hayat değildir.

2 YORUM

  1. Konu : Teşekkür (Genel)
    Temel Bey,
    Merhaba. Son yazınız bu olduğu için bunun üzerinden yazdım.
    Elinize, emeğinize sağlık. Severek okuyor ve kaynak göstererek paylaşıyorum.
    İyi ki tanımışım Sizi.

    Saygı ve selamlarımla,
    M.K./

  2. Merhaba Temel bey,

    25 yaşında pazarlama ve satış yönetimi mezunu olarak bu yazınızdan çok etkilendiğimi bilmenizi isterim.Sizin danışmanlığınızı yaptığınız şirkette satış personeliyim yazılarınızdan öğrendiğim bilgiler ve yarattığınız pazarlama ve satış ruhu için teşekkürlerimi sunarım.


KONUYLA İLGİLİ KİTAP ÖNERİLERİ

KONUYLA İLGİLİ MAKALE ve LİNKLER

  1. Henri Lefebvre, Katherine Regulier, “Gündelik Hayat ve Ritmleri”
    http://www.birikimdergisi.com/birikim/dergiyazi.aspx?did=1&dsid=261&dyid=4072

  2. Ben Highmore,"Everyday life and Cultural Theory"
    http://wxy.seu.edu.cn/humanities/sociology/htmledit/uploadfile/system/20100824/20100824115059661.pdf

  3. David Dark,"The Sacredness of Questioning Everything", Youtube, 2010
    http://www.youtube.com/watch?v=q065Ookscgw

  4. Annales School, Wikipedia
    http://en.wikipedia.org/wiki/Annales_School

  5. Annales Okulu, Wikipedia
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Annales_Okulu

  6. Yeni Bir Tarih: Annales Okulu, 2008
    http://blog.milliyet.com.tr/yeni-bir-tarih--annales-okulu/Blog/?BlogNo=117553

  7. Ann M. Graybiel, Habits, Rituals, and the Evaluative Brain, Annual Review of Neuroscience Vol. 31: 359-387, 07.2008
    https://www.annualreviews.org/doi/pdf/10.1146/annurev.neuro.29.051605.112851

  8. Daily Rituals of the World, Bloomberg Businessweek
    http://www.businessweek.com/bwdaily/dnflash/content/may2007/db20070510_522420.htm

  9. Dennis W. Rook, Ritual Behavior and Consumer Symbolism
    http://www.acrwebsite.org/volumes/display.asp?id=6258

  10. David Ingles,“Culture and Everyday Life”
    http://is.muni.cz/el/1423/jaro2012/SOC787/Inglis_Culture_Everyday_Life.pdf

  11. Rita Felski ,“The Invention of Everyday Life”
    http://people.virginia.edu/~rf6d/felski.the-invention-of-everyday-life.pdf

  12. Mehita Iqani ,“Branding in Everyday Life”
    http://www.reviewsinculture.com/media/reviews/58-RCT212011IqaniAronczykPowers.pdf

BENZER YAZILAR