İnsanlar Artık TV İzlemiyor Mu?

İnternetin hayatımıza kattığı Facebook, Youtube, Twitter, Instagram gibi sosyal paylaşım siteleri −sanılanın aksine− televizyonun etkisini azaltmadı. Türkiye’de büyük çoğunluk en az bir televizyon dizisini sürekli izliyor. Dizilerde geçen olaylar ve dizi karakterleri insanların konuşma konularının başında yer alıyor. Geniş kitleler haberlerden filmlere, tartışma programlarından yarışmalara, magazin programlarından maçlara kadar yoğun olarak televizyon izliyor.

Son yıllarda insanların televizyon izleme süreleri azalmadı, aksine bir miktar artış gösterdi. TNS araştırma şirketinin yaptığı ölçümlere göre, 2013 yılında Türkiye’de insanlar günde ortalama 4 saat televizyon izlerken, 2017 yılının ilk 6 ayında günde ortalama 4 saat 36 dakika televizyon izlediler.

Sadece Türkiye’de değil, çoğu ülkede televizyon izlemek, uyuma ve çalışmanın ardından toplumun üçüncü en önemli etkinliği. Televizyon, bir arkadaş gibi neredeyse herkesin evdeki her faaliyetinin ayrılmaz bir parçası. Yemek yerken, sohbet ederken, her türlü ev işini yaparken televizyon hep açık. Zaten ortalama bir evde iki televizyon olması da televizyonun ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi.

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gençler, diğer yaş gruplarına göre daha az televizyon izliyorlar ama onların da televizyon izleme süreleri az değil, üstelik 2013 yılına kıyasla 2017’de, televizyon başında geçirdikleri sürede artış var. Türkiye’de 12-19 yaş grubu gençler, 2013 yılında günde ortalama 3 saat 21 dakika televizyon izlerken 2017 yılının ilk 6 ayında günde ortalama 3 saat 37 dakika televizyon izlediler.

Televizyonda reklamlar başladığı zaman insanların başka kanallara geçtiklerini ya da televizyon başından kalktıklarını herkes bilir. Üstelik insanların televizyon izlerken aynı zamanda ellerindeki akıllı telefon, tablet ya da bilgisayarlarını da kullandıkları için dikkatlerinin bölündüğü de bir gerçektir ama bütün bunlara rağmen televizyon reklamları insanlar üzerinde etkilidir.

Yeterli yoğunlukta ve uzun süre reklam yapan her marka, mevcut ve potansiyel kullanıcılarında bir marka hafızası yaratır. İnsanların satın alma sırasında markayı hatırlamalarını sağlar. Hatırlanan markaların satın alınma ihtimali artar. Bu nedenle, kitlesel pazarlama yapan markalar için en etkili ve en ekonomik reklam yöntemi televizyon reklamıdır.

Pazarlama kanunlarına göre her markanın tipik müşterisi (tüketicisi) o markayı seyrek satın alan bir insan olduğu için, markaların mümkün olan en geniş erişimle reklam yapması bunun için de mümkünse televizyonu kullanması gerekir. Geniş kitlelere erişim bakımından televizyonun sosyal paylaşım sitelerinden daha üstün olduğu tartışılmaz bir gerçektir.

Her gün çeşitli yayın organlarında, televizyonun öldüğünü, insanların artık Facebook, Instagram kullandığını iddia eden haberlerin çoğu propagandadır, yanıltıcıdır. Rakamlar, insanların televizyon başında hatırı sayılır bir zaman geçirdiklerini hatta son yıllarda bu sürenin arttığını kanıtlarken pazarlama çevreleri, televizyonun bir reklam mecrası olarak eskisi kadar etkili olmadığını savunur. Günümüzde artık markaların internette ve sosyal paylaşım sitelerinde reklam yapmasının ve bu mecrada içerik yaratmasının televizyonda reklam yapmaktan daha etkili olduğu dillendirir.

Televizyonun öldüğü söyleminin ardında Facebook, Instagram, Google ve Youtube gibi büyük şirketlerin etkili propagandası vardır. Tabii buna bir de pazarlamacıların her yeniliğe aşırı düşkünlükleri ve bilimsel veriler yerine efsanelere inanma zafiyetlerini eklemek gerekir.

İnsanların artık televizyon izlemedikleri gerçek değildir, bir pazarlama efsanesidir.

Yorumlar

  1. İnsanların televizyon izleme sürelerinin uzaması, televizyonun bir pazarlama kanalı olarak daha etkili hale geldiğini göstermez. Eski etkisini korduğu bile söylenemez. Yeni nesil dijital platformlar sayesinde reklamlar sırasında yayını ileri alıyoruz. 60+ yaş grubundaki annem, babam bile bunu öğrendiler, bu şekilde reklamları atlıyorlar.

    Reklamları atlama imkanı olmayanlar bile reklam sırasında telefonlarını ellerine alıyorlar.

    Ayrıca televizyon doğru hedefleme yapma konusunda internet mecralarıyla karşılaştırıldığında çok yetersiz kalıyor.

    Televizyona reklam vermenin diğer kanallara kıyasla astronomik maliyette olmasından bahsetmiyoruz bile.

  2. Selamlar,
    TV izleme saatleri için kaynağınız nedir , merak ettim.
    Teşekkürler ,

  3. Reklamdan hiç hoşlanmam. Benim gibi bir profile de TV reklamları ulaşabiliyor. Evet reklam yayını başladığını sesini kapatıyorum ama görüntü, marka tanıtım mesajlarını görmezden gelemiyorum.
    Eşim işten döndüğünde TV’yi açar, çoğu zaman yatmadan az önce kapanır. Arada yemek yapar, iş yapar ama TV hep açıktır. Televizyonun evde varlığını bu açıdan da kabul edersek izleme istatistikleri gerçek izlemeyi yansıtmasa da TV adedinin de artması bu anlamda uzun süre aramızda olduğunu söyleyebiliriz.
    Bir de arz arttıkça haber bültenlerinin başına, arasına sonuna bile reklam eklendi.
    Nasıl televizyon sinema sektörünü bitirmediyse elimizdeki akıllı cihazlar da TV’den kopartmadı; kimi görsem karşısına geçtiğinde TV’ye uyum gösteriyor.
    Son olarak TV tüketmesi kolay bir üründür, reklamları da.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir