Clicky
Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim

8 1313
Hayat, yan yana dizilmiş "bu anlar” dizisinden oluşur. Hayata değer vermek, "bu anların" değeri bilmek denektir. Zaman duraklatılamaz, geriye alınamaz, yarına transfer edilemez; satın alınamaz borçlanılamaz, ödünç verilemez bir kaynaktır. Zamanın kıymetini bilmek hayatın kıymetini bilmektir.

14 2585
“En az zahmet” yasası, sadece Türkçeyi değil bütün dilleri değiştiriyor. Her dilin yazışma dili konuşma diline yakınsıyor. Anlaşılan, dünyadaki hiç bir dil, “en az zahmet” yasasının gazabından kurtulamayacak. Ama yine de mesaj yazarken, konuşma dili kullanmak bana ters geliyor. Mesajlarda her kelimeyi, yazım kuralına uygun yazmanın, çoğu zaman duruma aykırı düştüğünü biliyorum ama yine de, “inş cnm ya” veya “olm nbr” türü ifadelere bir türlü alışamıyorum.

0 6363
Hepimizin kendi hayatı hakkında durup düşündüğü anlar vardır. Ne yaptığımız ama aslında ne yapmamız gerektiğini sorguladığımız; kendimiz hakkında karar alma ihtiyacı hissettiğimiz dönemler vardır. Tatil, tam da bunun zamanıdır.

3 12993
Eğer insan, kendinde farklı bir yetenek, farklı bir anlayış, farklı bir ruh görüyorsa, inisiyatif alıp, kendi özgün düşüncesini hayata geçirmenin yollarını aramalıdır. Korkularına rağmen cesaret göstermelidir. Aksi taktirde, içinde bulunduğu durumu onun adına kimse değiştiremez. İnsanın ilerleyen yaşlarında “keşke” diyerek, pişman olmaması için; çocuklarına “Aslında ben... “ diye başlayan hayıflanma hikayeleri anlatmaması için, harekete geçmesi, davranması gerekir. Kimse için, hiç bir zaman geç değildir.

3 17404
Topluluk önünde konuşmak, çoğu insanı heyecanlandırır, vücudunun kimyasını bozar; uykusunu kaçırır. Pek çok insan söyleyeceklerini unutmaktan, sahnede tökezlemekten, dilinin sürçmesinden, gülünç duruma düşmekten korkar; konuşmasının beğenilmeyeceği, dinleyicilerin sıkılacakları, yeteri kadar etkili olamayacağı endişesini duyar. Peki, etkili bir konuşma yapmak için, nelere dikkat etmek gerekir?

6 11926
İnsanın sahip olduğu imkanlar, yetenekleri ve elbette şansı, hayatta başarılı olup olamayacağını belirler. Ama bütün bunlara sahip insanların bile başarılı olamamalarının nedeni, hayata “gelişme odaklı” bakamamalarıdır. İnsanın hayatını en çok şekillendiren aslında, sahip olduğu düşünce kalıbıdır. İnsanın kendisi ve potansiyeli hakkındaki inancı, nasıl bir hayata sahip olacağını belirler.

8 11953
Bir insanın ilk kez karşılaştığı insanlara bile güven duygusu vermesinin altındaki neden nedir? Neden bazı insanlar, hiç tanımadıkları bir çevreye girdiklerinde bile herkesin dikkatini çekerler? Bu insanların kendilerine has, “özgül ağırlıkları” nereden kaynaklanır?

5 6817
İnsanın dünyada olan bitene merakı ve ilgi alanlarının çeşitliliği, onun hem zihinsel faaliyetinin kalitesini artırır hem de sosyal hayatını zenginleştirir. İnsanın içindeki keşfetme ve öğrenme isteği, onun hayat enerjisini artırır. Merak dürtüsü insanı hayata bağlar.

4 11267
Her ne kadar bazı insanlar “Ben görünüşe bakmam.” deseler de, aslında görünüşe bakmadan karar veren insan yoktur. İlk izlenim, beynimizin bilinçaltında oluşmuş nörolojik bir tasarımdır. Her ilk karşılaşmada beynimizdeki milyonlarca nöron etkin hale gelerek, 4 saniye içinde söz konusu insanı, ürünü, markayı, yeri, durumu... olumlu-olumsuz, iyi-kötü, güzel-çirkin gibi gruplara ayırır.

0 15559
Oyun dünyasında kendimizin en iyi "sürümü" oluruz: Takım arkadaşlarımıza yardım etmeyi en iyi başardığımız durumlar oyunlarda olur. Oyun oynarken bir sorunu çözene kadar uğraşır, başaramazsak yeniden deneriz.

3 16967
Hiç bir sahiplik, insanı gerçek anlamda güçlü kılmaz. İnsan ne kadar çok şeye sahip olursa olsun, içinden gelen bir gücü yoksa, sahip oldukları ona gerçek bir güç vermediği gibi hiçbir zaman yeterli de gelmez; kendini güçsüz hissedenler -ne kadar imkana sahip olurlarsa olsunlar- hep daha fazlasına sahip olma ihtiyacı duyarlar.

6 15229
Her insan, kendi inanışına ve değerlerine uygun olan, "güç elde etme" yöntemlerini kullanır hatta bazılarının ustası olur. Güçlü olmak için, insanların kullandıkları yöntemleri, çoğumuz “çirkin” bulsak da işin gerçeği, sadece siyasetçiler ya da iş adamları değil -bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde- hemen herkes (çocuklar bile) bu yöntemleri kullanırlar.