Clicky
Duygu / Mantık / İhtiyaç / Karar

Duygu / Mantık / İhtiyaç / Karar

1 7287
Halo etkisi hayatımızın her alanında kendini gösterir. Sadece markaları değil, kişisel hayatımız üzerinde de son derece etkilidir. Bizim tavır ve davranışlarımızı değerlendiren insanlar, tek bir davranışımızdan bizim hakkımızda genellemeler yaparlar. Biz da başkalarını bu şekilde yargılarız. Her gün karşılaştığımız insanları, olayları çoğunlukla Halo Etkisi altında değerlendiririz.

6 30169
İlkel beyni anlamak, insanı anlamaktır. İnsanlarla ve insanlar için çalışan herkse, eğer başarmak istiyorsa, ilkel beynin nasıl çalıştığını anlamak zorundadır.

3 9437
İnsan içindeki sesi dinlerken, bu sesin önyargı mı, duygusal bir tepki mi yoksa sezgi mi olduğunu ayırt etmeye çalışmalıdır. Bunu yapmak için, insan kendisini tanımaya çalışmalı, kendi ön yargılarının ve içine girdiği duygusal durumların farkında olmalıdır.

5 7536
Bir şirketin ürün ve hizmetlerini kime sattığı (yaş, cinsiyet, eğitim, gelir, yerleşim yeri...) ya da hangi hayat tarzına hitap ettiği (geleneksel, modern...) elbette önemlidir ve mutlaka pazarlama stratejisine yön verecek parametrelerdir ama bunları bilmek, müşterilerin söz konusu ürün veya hizmeti "hangi işlerini çözmek" için satın aldıklarını bilmek anlamına gelmez.

2 16739
İnsan hafızasının nasıl çalıştığını bilmek, pazarlama ve marka yöneticileri için seçmeli değil zorunlu bir derstir. İnsan zihninin doğasını, insan hafızasının çalışma prensiplerini anlamak tüketicilerin karar alma mekanizmalarını anlamak demektir.

2 12662
Beynimizde iki düşünme sistemi var. Sistem 1, çok hızlı karar alan, Sistem 2 ise verileri dikkatlice inceleyen, hesap kitap yapan ve çok daha yavaş çalışan bir sistem. Bu iki sistemin becerileri çok farklı. Karşılaştığımız durumlar hangisinin uzmanlık alanına giriyorsa, o sistem devreye giriyor.

1 12856
Antonio Damasio’nun hastası Elliot bir kaza geçirir ve beyni hasar görür. Elliot'un bilgisinde, hafızasında, mantık yürütmesinde hiç bir eksiklik yoktur. Kusursuz konuşmakta, soyut matematik problemlerini çözmektedir. Ancak en sıradan kararları bile veremez haldedir.

0 11175
Daha iyi pazarlama yapmanın yolu, insan belleğinin nasıl çalıştığını anlamaktan geçer. İnsan belleği duygu temelli çalışır. Türü ne olursa olsun her iletişim, mantık, bilgi, simge ve duygu yüklü mesajlar içerir. Belleğimiz, yaşadıklarımızı (anılarımızı) onlara eşlik eden duygularla birlikte kaydeder. Bazı şeyleri tek bir defa duymuş olmamıza rağmen hayatımız boyunca asla unutmamamız, bunların yoğun duygularla birlikte kaydedilmiş olmalarından kaynaklanır. Bunun aksine bazı şeyleri tüm dikkatimizi vermemize rağmen asla hatırlamıyor olmamız, o anıların duygudan yoksun olmalarındandır.

2 17099
Markalar, insan motivasyonları üzerine inşa edilir. Bu nedenle tüketici motivasyonları marka yöneticilerinin pusulası olmak zorundadır. Aksi takdirde markalar yollarını kaybederler.

3 14607
Korku karmaşık ve ilginç bir duygudur. Bazıları korku filmleri izlemekten zevk alır. Stephan King‘i tüm zamanların en fazla satan yazarı yapan da Alfred Hitchcock’u meşhur eden de korkunun bu karşı koyulamaz doğasıdır. Tehlikeli sporlarla uğraşanlar, bu sporları korkunun salgılattığı adrenalin uğruna yaparlar. Adrenalin bağımlılığı bu hazdan ötürü gelişir. Küçük yaştaki çocuklar bile korku oyunlarından zevk alırlar. Peki, korku salarak pazarlama yapmak ne kadar etik bir davranıştır?

0 12364
Çoğumuz karar alırken içinde bulunduğumuz şartları, karardan etkilenecek kilit kişilerin muhtemel tepkilerini dikkate alma çabası içine giriyoruz. Bu eğilim Batı ülkelerinde de var ama bizim gibi Doğu'ya yakın ülkelerde çok daha yaygın. Çoğumuz "adamına göre" davranmayı tercih ediyoruz.

0 11747
Siyaset bizim “kim olduğumuz”, “nasıl bir toplumda yaşamak istediğimiz”, “kimler tarafından temsil edileceğimiz” sorularına cevap aradığımız bir alandır. Bütün bu sorular, bizim her gün inşa etmek istediğimiz kimliğimizle ilgili sorulardır. Duygusal olarak bağlandığımız, kendimizi ait hissettiğimiz partinin kazanmasını isterken heyecanlanmamız, sevinmemiz ya da tedirginliğimiz, endişemiz, korkumuz bu nedenledir. Seçimleri hangi partinin kazanacağı, devleti kimin yöneteceği gibi teknik bir konudan ibaret değildir; anlamı daha derindir. Bizim var oluşumuzla ilgili bir konudur.