Lider Stratejiden mi Sorumludur, Uygulamadan mı?

1990’lı yılların başında, uluslararası çok büyük bir şirketi yöneten bir CEO, toplantılarımızın birinde bana: “Benim işim karar almak. Ben kararı alırım, yöneticilerim uygular.” demişti.  Sonra da kendisini yormadığını, işe geç gelip erken çıktığını, uzun öğle yemeklerinde iş sohbetleri yapıp, üst düzey ilişkileri nasıl yönettiğini anlatmıştı. Şirketin içinde bulunduğu konuları konuşmaktan çok,  ülke sorunlarıyla ilgiliydi. Siyaset, ekonomi, teknoloji gibi konulardan konuşmayı severdi. Çok popüler bir yöneticiydi. Gazeteciler röportaj yapmak için peşinden koşarlardı.

Doğrusu gıpta edilecek bir hayatı vardı. Düşünsenize, işe saat 10.30 gibi geliyorsunuz, bir-iki görüşme yapıp uzun bir öğle yemeğinden sonra ofisinize dönüp sekreterinizle akşam davetlerinden hangilerine katılacağınızı plânlıyorsunuz. Birkaç telefon görüşmesi yapıp bir iki rapora göz attıktan sonra çıkıyorsunuz. İlk duyduğum zaman çok etkilenmiştim. Etkilenmemek mümkün mü?

O zamanlar ben de liderliğin böyle bir şey olduğunu zannediyordum. Lider dediğin şirketin vizyonunu, hedefini, stratejisini belirler ve sonra bir kenara çekilir, gelişmeleri takip eder, uygulamaya elini sürmezdi. Bu CEO‘nun yönettiği şirket, o zamanlar bulunduğu pazarda liderdi. Şirketin bu güçlü konumu, CEO‘nun her söylediğine farklı bir ağırlık katıyordu. Sanki her söylediğinde ‘keramet‘ vardı.

Fakat sözünü ettiğim şirket, izleyen yıllarda, sürekli pazar payı kaybetti. Şimdi kimsenin doğru düzgün hatırlamadığı kimsenin çalışmak istemediği bir konuma geriledi. Başarısızlığın bütün  sorumluluğunu  lidere  yüklemek elbette doğru olmaz, mutlaka başka etkenler de şirketin küçülmesinde rol oynamıştır ama ister istemez bugün gelinen durumun liderin tutumuyla da çok ilişkili olduğunu düşünüyorum.

Şaşalı yönetim kurulu salonlarında hedefler koyup, bunlara ulaşmak için en gelişmiş stratejileri benimsemek başarı için yeterli değil. Bu hedefleri hayata geçirecek doğru insanlara ve bu insanların birbirleriyle uyumlu çalışacağı sağlıklı bir kurum kültürüne ve her şeyden önemlisi çok kaliteli bir uygulamaya ihtiyaç var. İyi bir uygulamanın olmadığı yerde hiç bir stratejinin değeri yoktur. İyi bir uygulama yoksa, en üstün strateji bile yok hükmündedir.

Strateji ve marka üzerine yazılmış kitapların sayısının bolluğuna kıyasla uygulama konusundaki yayınların kıtlığı hayret vericidir. İcraat, iş yapma, performans gibi konular,  pek az yazarın ilgisini çeker.

Playing chess

Liderliğin sadece vizyon, hedef ve stratejiden ibaret olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Liderden beklenen bu değildir. Uygulama, “nasıl olsa herkes tarafından yapılabilecek” sıradan bir şey değildir. İşin özüdür, kendisidir, başarının olmazsa olmaz unsurudur. İyi bir uygulama olmayan şirketlerde hedefler, gerçekleşmeyecek hayaller olarak kalır. Bana “Bir liderin görevi nedir?” diye sorarsanız, ” Doğru kararları almak ama aynı zamanda bu kararları uygulatmak.” derim.

Kendi hayatımızdan da biliyoruz ki karar almak başarmak değildir. Kaç kez kilo vermeye, daha sağlıklı yaşamaya, sigarayı bırakmaya ya da spor yapmaya karar vermiş olursak olalım hatta nasıl kilo vereceğimizi, sigarayı nasıl bırakacağımızı (strateji) da çok iyi biliyor olursak olalım bu kararları ancak hakkıyla uyguladığımız takdirde sonuç alırız. Çok güçlü stratejilerin ve çok emek harcanarak alınmış kararların başarısızlığa uğraması, uygulama yetersizliğindendir.

Uygulama (icraat) hiç de sanıldığı gibi “alttaki insanların” söyleneni yaptıkları bir iş değildir. Bir stratejiyi uygulamaya geçirmek, bunu uygulanabilir adımlara dönüştürmek fevkalade analitik, entelektüel ve yaratıcı bir süreçtir. Liderlik yapmak sadece ilham verici ve etkileyici sözler söylemek değil iş yaptırmak ve sonuç almaktır. Bunun için de liderin strateji geliştirmek ve karar almak kadar uygulamaya da eşit derecede istekli olması gerekir.

Peki, üzerinde haftalarca, aylarca zaman harcanan ve ümit bağlanan stratejiler nasıl hayata geçirilir? Uygulamada nasıl başarılı olunur?

1-Uygulama kendiliğinden oluveren basit bir iş değildir. Uygulama, bir sistem ve disiplin işidir.

Şirket stratejisinin hayata geçmesi, her departmanın ne yapacağı, kimlerin hangi sorumlulukları alacağı, işlerin hangi zamanda yapılacağı, bunların hangilerinin ardışık hangilerinin eş zamanlı yapılacağı, koordinasyonu gibi ayrıntılı bir planlamayı gerektirir.  Bu yol haritalarının son derece titiz ve ciddiyetle yapılması gerekir.

Uygulamanın , şirketin “kutsal” konusu olduğunu herkesin bilmesini sağlamak gerekir. Uygulamayı yüceltmek, uygulamanın şirketin en önemli işi olduğunu yerleştirmek gerekir.

2-Karar alma ve uygulama birbirinden ayrı iki iş değildir. Bunlar ancak senkronize edildiği zaman başarılı olunur.

Strateji saptanırken mutlaka uygulayıcıların katılımı alınmalıdır. Kararı alanların da mutlaka uygulamayı yaşamaları gerekir. Ayrıca uygulamada karşılaşılan sorunlar, kararların gözden geçirilmesini ve gerçek hayata uydurulmasını gerektirir. Strateji ve uygulama iç içe geçmiş süreçlerden oluşur.

3-Liderin görevi sonuç almaktır.

Lider uygulamayla bire bir ilgilenmelidir, sabırla ve özenle uygulama süreçlerini izlemelidir. Bu sorumluluğu tamamen devretmesi kabul edilemez. Aksine uygulamanın nasıl ustalıkla yapılabileceğine bizzat kafa yorması ve koordine etmesi gerekir. Bir liderin uygulamada ne gibi zorluklarla karşılaşılacağını bilmeden strateji geliştirmesi, temelsiz bir bina inşa etmesine benzer.

4- Bir liderin uygulamaya vakıf olması ile yapılan her işe karışması arasında büyük fark vardır. Uygulamaya hakim olmak demek her işe karışıp her kararı almak değildir.

Uygulamaya vakıf bir lider, birlikte çalıştığı kişilere yerinde sorular sorar, onları daha doğru dinler. Bu sayede birlikte çalıştığı kişileri daha yakından tanıyabilir ve daha içten ve sıcak ilişkiler kurabilir. Ayrıntılara hakim bir lider, birlikte çalıştığı kişileri daha önce hiç düşünmediklerini düşünmeye sevk edecek ve çözümler bulmaya yönlendirecektir. Sorduğu doğru sorularla, çalışanların doğruyu yapmalarını sağlayacaktır.

5-Bir şirketin varoluş sebebi, çalışanların tek başlarına katiyen elde edemeyecekleri sonuçları, işbirliği yaparak birlikte elde edebilmektir. Bu sonuçlara ancak her çalışanın kendi sorumluluğunu üstlenmesi ve performans odaklı olmasıyla varılabilir. Liderin başarıdan zevk alan, keyif duyan bir şirket kültürü yaratması gerekir.

dominoes isolated on white as an abstract management concept

Sonuç olarak, bir şirketin başarılı olmasını sağlayan sadece iyi bir stratejiye sahip olması değildir. İş yapma kültürü ve uygulama disiplini en az strateji kadar önemlidir. İyi yönetilen ve iyi yönetilmeyen şirketler arasındaki en temel fark budur.

Günümüzde bilgi bolluğu ve bu bilgiye ulaşma kolaylığı sayesinde neredeyse bilinmeyen bir strateji kalmadı.  Bir şirket hangi sektörde iş yaparsa yapsın, başarı getirecek en az onlarca stratejiye hemen ulaşması mümkün. Zaten bu nedenle de bütün büyük şirketler, uyguladıkları stratejileri kendi web sitelerinde açıklama cesaretini gösteriyorlar. Eğer fark yaratmanın ve başarının anahtarı strateji olsaydı, bunlar herkese açık bilgiler olmazdı. Sır gibi saklanırdı.

Ama biliyoruz ki başarılı olanla olmayan arasındaki farkı yaratan uygulamadır. Bu nedenle lider, hem stratejiden hem de uygulamadan sorumludur.

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitapları öneririm:

Lawrence G. Hrebiniak, Making Strategy Work, Wharton School Publishing, 2005
David Norton, Robert Kaplan, “The Strategy-Focused Organization”, HBS, 2000
Lary Bossidy, Ram Chan, “Execution: The Discipline of Getting Things Done”, Crown Business, 2002
Lary Bossidy, Ram Chan, İş Yaptırabilme Disiplini, Mediacat, 2007

Bu yazıyla ilgili olarak aşağıdaki makaleleri ve linkleri öneririm :

1. Lawrence G. Hrebiniak: The Mismanagement of America, Inc. :

http://www.youtube.com/watch?v=kwQWGNWzlGM

2. Gary L. Neilson, Karla L. Martin, Elizabeth E. Powers , “The Secrets to Successful Strategy Execution”, HBS, 2008 :

http://harvardbusiness.org/product/the-secrets-to-successful-strategy-execution/an/R0806C-PDF-ENG

3. Donald N. Sull, Charles Spinosa, “Promise-Based Management: The Essence of Execution”, HBR, 2007 :

http://harvardbusiness.org/product/promise-based-management/an/R0704E-PDF-ENG

4. An Interview with Michael Dell Kevin Rollins by Thomas A. Stewart Louise O’Brien “Execution Without Excuses” :

http://harvardbusiness.org/product/execution-without-excuses/an/R0503G-PDF-ENG

5. HBS Execution Articles :

http://harvardbusiness.org/search/strategy+execution?Nao=90

6. Mark Sanborn, Implementation Is Everything :

http://www.marksanborn.com/print/35

7. Execution is the key :

http://www.whartonsp.com/articles/article.asp?p=360437

Yorumlar

  1. Sayın Temel Aksoy,

    Bahsetmis oldugunuz lider tipolojisi -tanriya sukurler olsun moda olmaktan cikti artik- basit bir soruya verilen yanita dayaniyor: CEO/Lider sirketin performansinin ne kadarindan sorumludur?

    Bazi isletme gurulari Liderin sirketin performansinin neredeyse tamamindan sorumlu olacagini dusunmekteydiler. Bu nedenle Olimpos dagindan sirkete hukmeden lider sirketi zaferden zafere kosturabilirdi.

    Oysa Olimpos daginda oturan lider sizin bu sitede veciz sekilde defalarca bahsettiginiz karmasik satin alma surecinde ne kadar devreye girebilir ki? Bir supermarkette onlarca ayni degeri oneren urun arasindan secim yapmakta olan kadinin beyninin hangi lobunda superman Liderin bir yansimasi olabilir ki?

    Yasadigimiz donem, liderlerin neredeyse tortu/residual bir faktor oldugunu gosterdi bizlere. Gemileri satranc tahtasindaki taslar gibi oynatip zaferden zafere kosturan lider yerini “elini tasin altina sokan” ve supermarketteki kadini en iyi anlayan rol modellerine birakiyor gitgide.

    Ben sahsen CEO burnu buyuklugunu yerini emekci mutevaziligine birakmasinin erdemine inanlardanim.

    (bkz. Nassim Taleb ve az bilinen kitabi “Fooled by Randomness”

    Mesailerimiz arasinda yeni dusuncelere yelken acmamizi sagladiginiz icin tesekkurler…

  2. Web sitenizi uzun zamandır takip ediyorum. Gerçektende çok önemli bilgiler edindim ve edinmeye devam ediyorum. Tüm bilgiler için elinize sağlık. Başarılar diliyorum.

  3. Her yazınızda yeni bir kapı aralıyorum. Teşekkür ederim.

Bu yazıda yeni yorumlara izin verilmiyor.