3 Ekim 2011
Bu Yazıda
Siz ne düşünüyorsunuz? Türkiye’nin bir “tasarım hamlesi” başlatması çok güzel olmaz mı? Bana göre tasarımın hayatın içine nüfuz etmesi medeniyetin yükselmesi demektir. Bunun için de tasarımın bir yaşam ve düşünce biçimi olduğunu anlatacak bir farkındalık yaratmak gerekir. Tasarım konusunda ilerleme kaydetmiş bir Türkiye hiç kuşkusuz daha çağdaş ve daha “yaşanılır” bir yer olacaktır.
Anahtar Kelimeler deneyimsel pazarlama, inovasyon, marka, marketing, pazarlama, tasarım, marka yönetimi, satış ve pazarlama
Tasarım Bir Dünya Görüşü, Bir Duruştur
İsveç hükümeti 1998 yılında "Geleceğin Biçimleri” ismi verilen bir kanun çıkardı. Amaç, nesnelerin insan ihtiyaçlarına uygun bir tasarım anlayışıyla yapılmasını teşvik etmekti. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte İsveç hükümeti, “tasarım bir zorunluluk” propagandası yaptı, “herkes için tasarım” hükümetin desteklediği bir felsefe oldu.
Bazı ülkeler tasarımı kendi kültürlerinin bir parçası haline getirmiş. İtalya’da ve İskandinav ülkelerinde tasarım günlük hayatın içinde. Sokakta insanların oturdukları banklar bile estetik bir yaklaşımın ürünü.
Ama tasarım sadece bir “güzelleştirme” işi değildir. Tasarımın esas amacı insan hayatını kolaylaştırmak, konforunu yükseltmektir.
Tasarım, hayatı daha zeki ve yaratıcı bir biçimde yaşamaktır. Tasarıma sadece zenginler mi para verir?
Tasarım bir düşünce biçimi ve bir hayat görüşüdür. İçinde yaşadığımız bolluk döneminde rekabetten sıyrılmak için olmazsa olmaz bir yaklaşımdır. Bugün artık sadece reklam yaparak marka yaratmak mümkün olmadığı için tasarım konusu daha derin bir anlam kazandı. Sadece imajdan ibaret reklam çabalarının başarı şansı çok azaldı.
Tasarım insan odaklı bir ürün geliştirme yöntemidir. Endüstriyel tasarım mesleğinin öncülerinden Henry Dreyfuss, “Ürünle insan arasındaki temas noktası bir memnuniyetsizlik kaynağı ise tasarımcı başarısızdır. Ne zaman ki ürünle ilişki kurduklarında insanlar daha güvenli, daha rahat, daha verimli ve daha mutlu oluyorlarsa işte o zaman tasarımcı başarılı olmuştur.” der.

Endüstriyel tasarımda yaratıcılık, mevcut sorunlara daha önce kimsenin bakmadığı farklı bir gözle bakarak gelişen teknolojilerin getirdiği fırsatlardan yararlanarak yeni çözümler getirmektir. Tasarım, yeni ürünleri, yeni hizmetleri ve yeni iş yapma biçimlerini hayatımıza sokarak değer yaratır.
Nobel ödüllü iktisatçı Herbert Simon dediği gibi “Var olanla yetinmeyen, onu daha arzulanan bir duruma dönüştürmek amacıyla eylemde bulunan herkes aslında tasarım yapıyor.”
Bu sebeple bugün markaların hayatımıza soktuğu yenilikler sadece teknolojik değil; aynı zamanda yeni bir tasarım anlayışı içerir.
Sony, Issey Miyake, Tommy Hilfiger, Yahoo, Guzzini, Prada, Davidoff, Coca-Cola ve Mikasa gibi daha birçok marka için tasarımlar yapan, parfümden aydınlatmaya, servis takımlarından modaya, posta kutularına kadar çok değişik tasarımlar yapan Karim Rashid, “tasarımın dünyayı değiştirebilecek bir güçte” olduğunu söyler. Rashid’ e göre tasarım marjinal değil toplumsal bir konudur.
Rashid, “Ürünleri sadece ihtiyaç gidermeye yönelik zorunluluklar” olarak değil, “Anlamlı deneyimler” olarak tasarladığını, “Güzellik, rahatlık, performans ve yararlılık gibi deneyimlerin hem kullanıcıları hem bütün insanlığı yücelttiğini” söyler. Rashid’e göre tasarım “bir tavır, bir politik duruş konusudur.”
Tasarımın hangi derinlikte algılandığı toplumların gelişmişlik düzeyini gösterir. Bence Türkiye’de de tasarım, Kuzey Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, toplumsal bir politika olarak ele alınmalıdır. Biz daha çok üreten, daha çok ihraç eden bir ülke olduk; ama tasarım konusunda çok eksiğimiz var. Bu eksikliğin giderilmesi için kamu ile özel sektörün işbirliği yapması çok önemli. Hükümetin bu konuda öncü rol oynaması gerekir.
Siz ne düşünüyorsunuz? Türkiye’nin bir “tasarım hamlesi” başlatması çok güzel olmaz mı? Bana göre tasarımın hayatın içine nüfuz etmesi medeniyetin yükselmesi demektir. Bunun için de tasarımın bir yaşam ve düşünce biçimi olduğunu anlatacak bir farkındalık yaratmak gerekir. Tasarım konusunda ilerleme kaydetmiş bir Türkiye hiç kuşkusuz daha çağdaş ve daha “yaşanılır” bir yer olacaktır.

Tasarım daha estetik, kullanıcı dostu ürünler yapmaktır; ama tasarım sadece ürün tasarlamak anlamına da gelmez. Bugün gelişmiş ülkelerin hepsi “hizmet” ekonomisine dönüşmüş durumda. “Hizmetler” diye adlandırdığımız ticaret, yeme-içme sektörü, bankacılık, ulaştırma gibi iş kolları ülke geliri içinde fabrikalarda üretilen ürünlerden daha fazla pay alıyor. Bu nedenle tasarım derken sadece ürünlerin tasarımını değil hizmetlerin tasarımını da düşünmeliyiz. Bir lokantada yemek yerken ya da bir kargo şirketinden hizmet alırken bile kullanıcının hayatını kolaylaştıracak, onun konforunu arttıracak pek çok yeni tasarım yapmak mümkündür.
Tasarım, insanların birbiriyle nasıl iletişim kurdukları ve ürünlerin bu ilişkiyi nasıl kolaylaştıracağı, zenginleştireceğiyle ilgili bir iş haline geldi. Bugün tasarım yapmak, insan ve deneyim odaklı bir düşünceyi hayata geçirmek anlamına geliyor.
Bu yeni yaklaşım tasarımcılara da yeni bir rol yüklüyor. Bugün tasarımcılar sadece "belli bir siparişe” göre iş yapan insanlardan çok bir strateji uzmanı gibi görev yapıyorlar; çünkü yaptıkları tasarım insan ilişkilerini kökten değiştiriyor. Facebook’un sekiz yüz milyon insanın birbirleriyle ilişkisini yeniden tarif etmesi gibi, akıllı telefonların hayatımızı değiştirmesi gibi tasarımın bizim hayatımız üzerinde derin etkileri var.
Bu anlamda tasarım, şirketin sadece bir bölüme havale edilerek başarılacak bir iş değil, aksine tasarımın şirketin her kademesinde bir sorun çözme yöntemi olarak ele alınması, herkesin katılabileceği bir tasarım geliştirme sürecinin yaygınlaştırılması gerekiyor.
Tasarım, insan odaklı bir felsefe ve bir iş modeli olarak ele alındığında müthiş bir fark yaratma gücüne sahip. Bu güçten hem ülke hem de şirketler olarak yararlanmasını bilmeliyiz.
Karşımıza çıkan bütün sorunlara ve fırsatlara bir tasarımcı gibi yaklaşmak yeni bir dünya görüşünü hayata geçirmek demektir. Bu da ancak tasarımı bir felsefe, bir dünya görüşü, bir duruş olarak algılamakla mümkün olabilir.
-
Management by Design: Applying Design Principles to the Work ExperienceDaniel W. Rasmus
-
Change by Design: How Design Thinking Transforms Organizations and Inspires InnovationTim Brown
-
Design Management: Managing Design Strategy, Process and ImplementationKathryn Best
-
Design Management: Using Design to Build Brand Value and Corporate InnovationBrigitte Borja De Mozota
-
The Design of Everyday ThingsDonald Norman
-
Design Thinking: Integrating Innovation, Customer Experience, and Brand ValueThomas Lockwood
-
Emotional Design: Why We Love (or Hate) Everyday ThingsDonald A. Norman
-
Future Forms and Design for Sustainable CitiesMike Jenks & Nicola Dempsey