11 Ocak 2010

Belirsizlik, Zenginlik Demektir! 

Kaos, belirsizliğin hâkim olduğu, ezberimizdeki bilgilerin işe yaramadığı, dengelerin altüst olduğu bir durumdur.  Kaostan çıkmak için yepyeni bakış açılarına ihtiyaç vardır.

Büyük ekonomik krizler kaotik ortamlar yaratır. Ortalık toz duman olur, göz gözü görmez.

Dengelerin altüst olduğu böyle bir ortamda, aslında sistem yeni denge arayışı içine girmiştir. Eski düzene ait bazı yapılar yıkılacak, bazıları hasar görecek, bunların yerine yenileri yükselecektir.

Eskiden işe yarayan yöntemler her geçen gün işlevini yitirmeye başlar. Eskiden geçerli olan artık  geçerli değildir. Yeni düzenin yeni talepleri vardır. Yeni dönem, daha önce hiç denenmemiş çözümlere ihtiyaç  duymaktadır. Bu süreç yepyeni yollar bulmanın şart olduğu yaratıcı bir süreçtir.

Biz kaostan kaçınma eğiliminde olsak da doğa kaosu yeni varoluşlar yaratmak, olayları biçimlendirmek ve evreni yenilemek için olağanüstü bir zekâyla kullanır. Yaşamın ve varoluşun seyri, rastlantılarla belirlenir.

Kaos ve sonrasında gelen yeniden yaradılış doğanın yapısında mevcuttur.

Hava durumu, organizmaların işleyişi, astronomik sistemlerin temelinde ve aslında yaşayan her sistemde belirsizlik vardır. Her şeyden önce, insan olarak her birimizin sahip olduğu genetik yapı da rastlantılarla belirlenir. Yaşamın temel taşlarını oluşturan genetik mirasın ebeveynlerden çocuklara taşınması  rastlantılarla belirlenir.

Bütün dünya mitolojileri ve kutsal kitaplarda kaoslardan sonra yeni başlangıçlar gelir.

Kaos teorisi 1970‘li yılların başında Edward Lorenz‘in "kelebek etkisi" teorisiyle popüler oldu. Lorenz‘e göre, "Asya‘da kanat çırpan bir kelebek, Amerika‘da fırtınaya neden olabilirdi." İzleyen yıllarda,  kaos teorisi tıp, ekonomi ve sosyal bilimlerin diğer alanlarında etkin bir şekilde kullanıldı.

Daha önemlisi, Kaos Teorisi belirsizliği ve değişimi anlatmak için kullandığımız bir mecaz (metafor) oldu. Kaos Teorisine gönderme yaparak; mevcut paradigmalarımızı, varsayımlarımızı, bakış açılarımızı sorgulama imkanı yaratıyoruz. Yeni sorular sormak, daha iyi çözüm yolları bulmak için bu teorien ilham alıyoruz.

Evrende her şey değişir, her şey akar, her şey hareket eder. Hayatın içinde olup biten her şey birbirine dokunur, birbirini etkiler, değişir ve dönüşür. Bu karmaşa içinde neyin sebep neyin sonuç olduğunu kestirmek bile kimi zaman olanaksızdır.

“Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz.” sözünün sahibi olan Efesli Heraklitos (İÖ 533) evrende “değişmezlik” diye bir şey olmadığını, evrenin sürekli bir oluş, bir akış, bir değişim içinde olduğunu ve değişimin karşıtlıklardan, birbiriyle çatışan gerçekliklerden kaynaklandığı söylediğinde, henüz değişim bu kadar hızlı değildi.

Bütün belirsizlik ve düzensizlikler, er ya da geç, beraberinde değişim getirir. Değişimler rastlantılara dayanır ve birçok rastlantıyı da içinde barındırır.

İnsan belirsizlikten ve düzensizlikten kaçmak ister. Bu bizim doğamızda vardır. Tüm çabalarımız; belirsizliği azaltmak, kaosa bir son vermek ve düzeni yeniden sağlamak üzerinedir. Doğayı fethederek ve kontrol ederek belirsizlikten kurtulma hayali kurarız, geliştirdiğimiz teknolojilerle her şeyin kontrolümüz altında olmasına çalışırız. "Kontrol altına alma" ideali, davranışlarımızı belirler hatta bu idealin bağımlısı oluruz.  Daha tehlikelisi, “Hayatı kontrol altına alabiliriz.” gibi bir yanılsama içine gireriz.

Oysa kaos bir çözümsüzlük değil  sadece bir belirsizlik yaratır. Bu sebeple de içinde büyük bir potansiyel ve zenginlik barındırır.

Kaosu bir fırsat ve potansiyele dönüştürmenin yolu, belirsizliklerden ürkmek ve değişime direnmek yerine belirsizliği yönetebileceğimizin bilincinde olmaktır. Yaratıcılık da buradan güç alır: Belirsizliğin içinde barındırdığı çelişkiler, gidiş ve gelişler, yükseliş ve alçalmalar, iniş ve çıkışlar yaratıcı zihnin yakıtı gibidir.

Belirsizliklerden ,eğer yaratıcılığımızı kullanabilirsek, olağan koşullarda bulamayacağımız çözümleri çıkartırız. Kaos koşullarında işlerimize, uygulamalarımıza, daha önce hiç bakmadığımız gibi bakma imkanı buluruz. Felaketler ve savaşlar gibi en kaotik durumlar,  aynı zamanda en yaratıcı fikirlerin, çözümlerin ve  ürünlerin hayat bulduğu ortamlardır.

Kaotik ortamlarda sadece dikkatimiz değil, sezgilerimiz de keskinleşir. Beynimiz, gizli potansiyelini kullanarak, normal durumlarda aklımıza gelmeyecek çözümler bulur. Beynimiz  kaos ve düzensizlik ortamında farklı çalışır. Tehlikeli, zor ve hayati risk olan durumlarda beynimizin “limbik” sistemi, karar alma sorumluluğunu üstlenir ve beynin düşünen, mantıksal kısmı olan  neo-korteks’ten önce davranarak duruma cevap verir. Sezgisel beynimiz “bilinmezleri” ve “belirsizlikleri” önceden anlar.

1965 Nobel Fizik Ödüllü R. FeynmanBilim insanları şüphe ve belirsizlikle iş görmeye alışıktırlar. Bilimde şüpheyle ilgili olan bu deneyim önemlidir. Ben bu deneyimin çok büyük bir değer taşıdığına ve bilimin ötesinde de genişletilmesi gerektiğine inanıyorum. Daha önce çözülememiş bir problemi çözmek için kapıyı bilinmeyene aralık bırakmak ve kimsenin bilmediği olasılılıklara fırsat vermek gerekir.” der.



Bugün yaşadığımız değişim, daha önce hiç olmadığı kadar, yeni servet yaratma biçimlerini ve zenginlik yaratma potansiyelini içinde barındırıyor. Dijital ve global dünya, servet yaratma imkanını demokratikleştiriyor.

Bugünün hiper-rekabet ortamında ne kadar çok tesadüflere açık olur ve bilinen kadar bilinmeyeni de yönetmeyi öğrenirsek ne kadar çok sezgilerimizi dinler ve statükoları yıkmaktan çekinmezsek o kadar güçlü oluruz.

Geleceği yaratmak isteyen liderlerin, statükoları besleyen bir uyumu desteklemek yerine inovatif çözümleri ortaya çıkaracak, yenilikçilik ve rekabet avantajı yaratacak bir farklılığı beslemeleri gerekir. Bu anlayışla yönetilen yeni nesil şirketlerin ne kadar yaratıcı olduğunu görebiliyoruz.

İşlerimizi belirsizlikten ve değişimden korkmadan, “doğaçlama tiyatro” oynar gibi yönetmek zorundayız. İş dünyasının bu ilhama ihtiyacı var.

Kelimesi kelimesine kurallara bağlı olan, planlı, düzenli ve sistemli yapıların değişime dayanması daha zordur. İnsanları ve hayatın akışını sıkı sıkıya kontrol altına almayı istemek beyhude bir çabadan başka bir şey değildir. Bu tarz yapılar, belirsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlarken aslında kendilerine şans kapılarını da kapatır.

Düzensizlik ve rastlantılara inanmak, sadece şans faktörünü hayatımıza davet etmekle kalmaz yeni sorular sormamız için de bizi harekete geçirir.

Belirsizliği yönetmek ve yenilenmek için;
• Bakış açımızı (paradigmamızı) değiştirmeye ihtiyacımız var: Ancak yeni soruların, yeni çözümler, yeni fikirler, yeni kavram ve ürünler getireceğini bilmeliyiz.
• Düzensizlik, yeniliğin kapısını açar: Düzensiz ve tehlikeli ortamlarda gösterdiğimiz yaratıcılık, hayatın ve beynimizin bir mucizesidir.
• Her şeyin planlandığı gibi yürüyeceğine inanmak, bir yanılsamadır.  Geleceğin bilinir olduğuna inanmak hayatın doğasına aykırı bir yaklaşımdır.
• Olaylara esnek bir zihin yapısıyla yaklaşmak, öğrenmeye açık olmak; hayata esnek bir bakış açısıyla yaklaşmak bizi değişime hazır tutar.
• Kaos ortamında, dikkatimizi vermemiz gereken, değişimin korkusu değil; bizi bekleyen yeni fırsatlardır.

Belirsizlik, zenginlik demektir.

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitapları öneririm:

Immanuel Velikovsky, Ages in Chaos, Buccaneer Books, 1990
David Ruelle, Turbulence, Strange Attractors, and Chaos, World Scientific Series on Nonlinear Science, 1996
David Ruelle, Rastlantı ve Kaos, TÜBİTAK Yayınları, Çeviri: Deniz Yurtören, 1994
Richard J Bird, Chaos and Life: Complexity and Order in Evolution and Thought, Columbia University Press, 2003
James Gleick, Chaos: Making a New Science, New York: Penguin, 1988
Gerd Gigerenzer, Gut Feelings: The Intelligence of the Unconscious, Viking Adult, 2007
Gerd Gigerenzer, Sezgilerin Gücü : Bilinçdışının Zekası, Optimist, Çevirmen: Filiz Şar Asiye Hekimoğlu, 2009
Stuart Sutherland, Irrationality, Constable and company, 1992
Stuart Sutherland, İrrasyonel, Domingo, Çevirmen: Gülin Ekinci, 2009
Richard Feyneman, Surely You’re Joking, Mr. Feynman!: Adventures of a Curious Character, W. W. Norton & Co, 1985

Bu yazıyla ilgili olarak aşağıdaki makaleleri ve linkleri öneririm :

1. Heraklitos ve Akış teorisi :

http://tr.wikipedia.org/wiki/Heraklitos
http://en.wikipedia.org/wiki/Herakleitos
http://community.middlebury.edu/~harris/Philosophy/heraclitus.pdf

2. Chaos Theory :

http://en.wikipedia.org/wiki/Chaos_theory

3. The brilliance of creative chaos”, BBC News :

http://news.bbc.co.uk/2/hi/uk_news/magazine/7768021.stm

4. Richard Feyneman :

http://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Feynman
http://en.wikipedia.org/wiki/Richard_Feynman

© Copyright 2008-2012 Temel Aksoy - Bu sitede yayınlanan tüm içerik hakları Temel Aksoy'a aittir. Alıntı yapıldığı takdirde lütfen "Kaynak: Temel Aksoy - www.temelaksoy.com" ibaresini kullanınız. Blog içerisinde kullanılan fotoğraflar istockphoto’dan temin edilmektedir.
YORUMLAR

Duygu Torun

12 Oca 2010

Temel Bey,

Çok başarılı ve keyifli bir yazı olmuş.

İçtenlikle tebrik ederim.

Füsun OCAK

12 Oca 2010

Şu an içinde bulunduğum duruma direnmek yerine başka bir açıdan bakmamın mümkün olduğunu çünkü başka açıların da olduğunu hatırlatan bir yazı oldu. Tebrikler ve zamanlama mükemmelliği için teşekkürler.

Füsun Hanım,

Eğer ilgilenirseniz, "serendipity" diye bir kavram var; anlamı, "tam ihtiyacımız olan bir anda, istediğimizin başımıza gelmesi" gibi bir şey.  Bu alan stratejiden, maneviyata doğru kayan bir alan, ama bence hiç sakıncası yok. Ben de yazarken benzer düşüncelere kapılıyorum. Kendimizi hayatın akışına bırakmayı her gün yeniden öğrenmemiz gerekiyor.

Sevgiler.

Temel

inci

12 Oca 2010

Temel Bey;

"Kaostan sonra düzen doğar" sözünün doğruluğunun ne kadar farkında olsam da elde olmadan herşeyi kontrol altına alıp her yöne yetişme çablarının başarısızlıkla bittiğinin tanık olduğum dönemlerde benim için zihnimi açan bir yazı oldu.

Teşekkürler

Fatih Dikyurt

13 Oca 2010

kaosun yarattığı bu belirsizlik ortamının faydalarını göz önüne alırsak, koasu bir sistem olarak benimsemek mantıklı olmaz mı, neden?
  
marmara işletme öğrencisiyim. sınav sorusu gibi oldu kusura bakmayın.

rana

13 Oca 2010

Selamlar değişime yıllarca direnen ben aklımızı yüreğimizle beslediğimizde yaşamın aslında sadece sunulmuş bir armağan olduğunu keşfettim cidden benim içinde inanılmaz bir zamanlama da geldi yazınız yaşamı özünüzle görme yeteneğinizi tebrik ediyorum

Sarp

13 Oca 2010

Temel Abi;

Abi dedim çünkü hem epey küçüğüm hemde sevdim burayı,okuduğum yazılarınızı da. Dürüst olmak gerekirse sitenizi ilk ziyaretim, yenibir iş sitesine iş aramak üzere girdiğimde dikkatimi çekti yazınızın giriş kısmı şu anda içinde olduğum durumu çağrıştırdı ve okudum yazınızı sonrasında ise Herakleitos ile ilgili linkleri de okudum. Hem kaos hemde Herakleitos ile çok soru yanıtladım üniversitede hepsindende geçtim fakat şuanki yaşamış olduğum "kişisel" kaostan çıkmanın yollarını ararken okulda öğrendiklerimin işe yaramıyor olması kötü.Yazınızda ise nasıl bulunduğum durumdan çıkarım ve neler düşünmem gerektiğini hatırlatan çok keyifli satırlar okudum teşekkürler.

Birde "neden yazıyorum" kısmında; "Bana öyle geliyor ki, söylenmesi gereken en önemli şeyler bugüne kadar zaten birileri tarafından söylenmiş. Sanki bize yeni ve elle tutulur söylenecek birşey kalmamış." diye yazmışsınız.Eminim biliyorsunuzdur 1899 yılında ABD patent dairesi başkanı Charles H. Duell "everything that can be invented has been invented." deyip istifa etmişti. Ben bu zamandan sonra bile söylenebilecek ve yazılabilecek çok önemli şeylerin olacağına inanıyorum. Yazılarınızı takip edeceğim tekrar teşekkürler.

Serkan Ceran

14 Oca 2010

Temel Bey,

Son yıllarda kaos teorisi ile ilgilenmeye başlamışken bu yazınız bana çok keyif verdi.

Günümüzde profesyonelliğin anlamı karmaşıklığı yönetme sanatı olarak değişmeye başladı. Bu nedenle farklı disiplinlerin bir arada çalışması oldukça önem kazanıyor. Thomas Kuhn kendi alanları dışında çalışan araştırmacıların önemli buluşlara imza attıklarını gözlemlemiş. Toronto üniversitesi, Duke universitesi gibi üniversiteler disiplinler arası yaklaşımları destekliyor. Dünyada karmaşıklık kuramına ilgi artarken bizde sosyal bilimler 1930’lu yıllarda bulunan Likert ölçeği ile yapılan uygulamalara çok daha fazla ilgi duyuyor. Oysa sosyal bilimler likert ölçeği ile açıklanacak kadar sınırlı değil.

Biyoloji ve ekonomiden oluşan biyonomi (bionomics)
Ekonomi ve fizikten oluşan ekonofizik (econophysics)
Biyolojik ağ bilimi
Çok ajanlı sistemler
Fuzy Logic
Fraktal geometri
Ağ bilimi v.b gibi bir nebze karmaşıklığı anlamaya çalışan onca yaklaşımdan umarım bizde yararlanmaya başlarız.

Sevgiler

sk

14 Oca 2010

çok teşekkürler.

Zehra

13 Eki 2010


Cok guzel ve yon verici bir yazi.

Kaos..
Nicel olarak degisim donemini kapatmaya dayanmis ve artik nitel bir degisime gecmeye calisan tum durumlarin belirsizlik hali.

Ozunde bilsek ki, her yasadigimiz sey (aclik, tokluk, varlik, yokluk, kar/zarar, basari/basarisizlik vb) nicel olarak tekrar ederek genisleme noktasinin sonuna erisince degiserek hayatimizdan cikmak zorundadir; iste o an yasadigimiz seylerin anlik degisimlerine cok daha esnek ve rahat cevap verebilir oluruz.

Cunku bunun dogal bir akis oldugunu bilir ve almaclarimizi firtinanin ortasinda firsatlara vantuz gibi yapistiririz.

Her sistemin (kisi, sirket, ekonomi, ulke vb) doyum noktasi farklidir elbet.

Ancak kurumun sezgilerinin kaosta oncu olmasini beklememiz gerekiyorsa, o sezgi nedir diye geciyor aklimdan?

Liderin sezgisi midir?
Yoneticiler ekibinin sezgileri midir?
Tum calisanlarin sezgisi midir?

Kaos yasayan varlik kurum iken liderin sezgisi kaosu atlatmaya yeterli midir?
Kurum sezgisi diye birsey var midir?

Kumanda eden kisi misal "harika" bir lider olsaydi, kaos sezilemez miydi?
Ya da kaos sezilebilir birsey midir?

Degisim geliyorum der mi?
Derse onceden algilanamaz mi?

Kimler neden algilayamaz?
Gibi sorular takili kaldi aklimda..

(Kurumdaki her kisiyi bir hucre, kurumu da bir vucut gibi dusunursek, kaostan vucudun basarili cikabilmesi icin tum hucreleri arasinda yuksek koordinasyon ve iletisimin (veri alisverisinin) ayni duzeyde gelismis olmasi gerekir diye dusunurum. Belli kaslarinin da vaktinde yeteri kadar cok calismis/kasli olmasi avantaj saglardi sanirim)

YORUM EKLE








Loading



KATEGORİLER

 

ARŞİV

ETİKETLER

LİNKLER

Google Analytics Alternative