22 Eylül 2009

İş Yerinde Duyguya Yer Var Mı? 

Sizce bir yöneticiyle lider arasındaki fark nedir?

Yönetici, kendisine verilen hedefi en iyi şekilde yapmaya çalışan kişidir. Lider ise hem hedefi belirleyen hem de bu hedefe doğru ilerlerken birlikte çalıştığı insanları kendine bağlayan kişidir.

İlk bakışta yöneticiyle lider arasında sanki fark yokmuş gibi gelir; ama aralarında dağlar kadar fark vardır.

Lider, önderlik ettiği kişilerdeki en iyi ve en güçlü tarafı ortaya çıkarabilme yeteneğine sahiptir. Ne kadar sonuç odaklı olursa olsun, mutlaka insan odaklıdır.

Yönetici ise hangi işlerin yapıldığıyla ilgilidir. Sonuç alabilmek için işine bakar. İnsanların ruh halleriyle ilgili değildir. Kendi duygularını ortaya dökmez hatta bunları saklamayı bir meziyet zanneder.

Liderin birlikte çalıştığı kişilerle kurduğu duygusal bağ, çalışanların zor durumlarda dayanışma içine girmelerini sağlayan en önemli etkendir.

İlk bakışta duygusal liderlik, yani liderin birincil olarak duygulara hitap etmesi, kulağa oldukça kişisel, profesyonel olmayan bir tanımlama gibi gelebilir. Ancak yapılan araştırmalar, liderliğin ancak ve ancak duygusal ilişkiler üzerinde hayat bulduğunu gösteriyor.

Yetişkin bir insan, zamanının büyük bölümünü işinde geçirir. İş yerinde kurduğu ilişkiler ve iş yerinin ruh hali toplam hayat kalitesini belirler. Gerginlik, kıskançlık, kin, nefret gibi olumsuz duyguların hâkim olduğu bir iş ortamı insanı hayattan bezdirir. Bezdirir, çünkü hiçbirimizin “iş hayatı” ve “özel hayatı” diye yapay olarak ayrılan iki hayatı yoktur. Hepimiz tek ve bütün bir hayat yaşarız. Günümüzü geçirdiğimiz binadaki ruh hali bizimle birlikte evimize gelir.

Hangi işi yapıyor olursak olalım, çalıştığımız ortamdaki liderler öncelikle duygusal rehberlerdir. Bizim bir liderin rehberliğine duyduğumuz ihtiyaç aslında ilk insandan beri aynı ihtiyaçtır. Biz liderden, yaşadığımız gerçekliğin "ne anlama geldiğini" yorumlamasını ve buradan hareketle bize yön vermesini isteriz. Bunu yapabilen bir liderin varlığında kendimizi güvende, huzurda ve doğru yolda hissederiz.

Lider düzeni sağlayan kişidir. Hem bulunduğumuz ortamın düzenini sağlar hem de ruh halimizin düzenini.

Peki, nasıl oluyor da iş hayatımızda duygularımız bu kadar önemli olabiliyor?

1-Öncelikle, beynimiz- mesela kan dolaşım sistemimizden farklı olarak- dış etkilere açık bir tasarıma sahiptir. Duygusal dengeye gelebilmemiz için başka insanlarla kuracağımız ilişkilere bel bağlarız. Hepimiz “kabul görme-onaylanma” ihtiyacı duyarız. Sevgi ve takdir görmek ruhumuza iyi gelir.

Örneğin yoğun bakım hastaları, yakınlarının varlığında daha çabuk iyileşiyorlar. (Lisa Berkman, Emotional support after myocardial infarction)

Aşık olunca, zihinsel faaliyetlerde daha başarılı olmamız da kabul görme-onaylanma duygusunu yoğun yaşamamızla ilgilidir. (Referanslarda biology & neurobiology of love)

2- Beynimizin bu açık tasarımlı yapısından dolayı, biz istesek de istemesek de birlikte olduğumuz kişilerin duygu ve tavırlarından etkileniyoruz. Nörolojik bilimler buna “kişilerin birbirini aynalaması” (mirroring effect) diyorlar. Karşılıklı kabulleniş ve uyum içinde sohbet eden kişiler -laboratuar ortamında ölçümleri yapıldığında- aynı vücut değerlerine ulaşıyorlar. Birbirinden farklı iki vücut, duygusal bir bağ kurmaya başladığında, neredeyse tek vücudun sahip olduğu değerlere ulaşıyor. (Robert Levenson, Berkley university)

Bunu pratik hayatımızda da görürüz, toplantı odalarının kapalı kapıları ardında uzun süre birlikte çalışan kişiler ortak bir ruh haline sahip olurlar.

3. ilk insandan beri, liderin yaptığını yapmak gibi bir alışkanlığımız var. Bu nedenle “herkes Lidere bakar." Bu durum lider ortada görünmese bile geçerlidir;çünkü liderin tutumu ,en yakınındaki insanlar aracılığıyla, tüm organizasyona yayılır. Liderin ruh hali bütün organizaysona siner.

Bu anlamda lider duygusal standartı oluşturan kişidir.

4. Her yönetici lider değildir. Eğer en üst düzeydeki yönetici lider özelliklerine sahip değilse o grubun lideri, insanların duygularıyla en iyi ilişki kurabilen kişi olur. Resmi lider farklı gerçek lider farklı olur.

İnsanları kendisine çeken kişilere dikkat ederseniz hepsi duygusal bağ kurma, insanları harekete geçirme yeteneğine sahip kişilerdir. Kendileriyle barışık, kendi duygularının farkında, bu duyguları iyi ifade eden insanlar daha iyi liderlik yaparlar.

5. Yale Üniversitesi‘nde yapılan araştırmaya göre, yaptıkları işleri anlamlı bulan kişiler, mutlu oluyorlar ve çalıştıkları ortama mutluluklarını bulaştırıyorlar.  (Sigal Barsade, Donald Gibson - Wharton Uni.)

Bir grup içinde bir kişinin bile güleryüzlü olması, mizah gücüne sahip olması, birlikte çalıştığı insanları gülümsetebilmesi, grubun daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Beynimizin yapısı gereği neşe anında iki insanın beyinleri (limbic sistemleri) birbiriyle ilişkiye geçiyor. Birlikte gülen, aynı dalga boyunda olan insanlar birbirlerine güven duyuyorlar ve bağlanıyorlar. (Levenson & Ruef)

6. Hepimizin bildiği gibi, kendini rahat ve iyi hisseden insanlar, zihinsel olarak daha etkin oluyorlar. Güven veren liderler çalışanların daha başarılı olmasını sağlıyorlar. Aksine duygusal çatışma yaratan otoriter liderler ise çalışanların performansını düşürüyorlar.

Daha önce de anlatmaya çalıştığım gibi, hiç birimiz sadece para için çalışmıyoruz. Bu nedenle, insanları sadece maddî ödüllerle bir şirkete bağlamak mümkün değil. İnsanlar, mevki, para ve ünvanın ötesinde çalıştıkları yerlere bağlanmak istiyorlar. Başarılı liderler birlikte çalıştıkları kişilerle bir takım olabildikleri için başarılı oluyorlar. Bu liderler hem kendileri için hem çalışanlar için anlam ifade eden bir iş ortamı yaratıyorlar.

İnsanlara ilham vermek ve onlara yön göstermek ancak onların duygularını anlamakla mümkün olur. Biz ancak duygusal olarak anlaşıldığımız yerde anlam buluruz ve ancak bizi anlayanların takipçisi oluruz.

İş yerinde duygular çok önemli çünkü duygunun olmadığı yerde hiç bir ilişki yeşermiyor.

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitaplari ve linkleri öneririm:

Robert K. Cooper, Liderlikte Duygusal Zeka, Sistem Yayıncılık, 2000
Martin E. P. Seligman, Authentic Happiness, Free Press, 2002
Kim S. Cameron, Jane E. Dutton, Robert E. Quinn, Positive Organizational Scholarship, Barrett-Koehler Publications, 2003
Jean Decety and William Ickes, The Social Neuroscience of Empathy, The MIT Press, 2009
Paul W. Glimcher, Neuroeconomics: Decision Making and the Brain, The Academic Press, 2008
Eddie Harmon Jones, Social Neuroscience: Integrating Biological and Psychological Explanations of Social Behavior, The Guilford Press, 2007
Dev Patnaik, Wired to Care, FT Press, 2009

Konuyla ilgili kaynak olabilecek linkler :

1. Daniel Goleman and Richard Boyatzis, “Social Intelligence and the Biology of Leadership” :

http://harvardbusiness.org/product/social-intelligence-and-the-biology-of-leadership/an/R0809E-PDF-ENG

2. Daniel Goleman, Richard Boyatzis, and Annie McKee, “Primal Leadership: The Hidden Driver of Great Performance” :

http://harvardbusiness.org/product/primal-leadership/an/R0111C-PDF-ENG

3. Daniel Goleman, “Empathy” – Who’s Got It, Who Does Not :

http://www.danielgoleman.info/blog/2009/05/02/empathy-whos-got-it-who-does-not/

4. Daniel Goleman, What Makes a leader, HBR , Ocak 2004 :

http://harvardbusiness.org/product/what-makes-a-leader/an/R0401H-PDF-ENG

5. Bruce Nussbaum , The Empathy Economy, Business Week, 2005 :

http://www.businessweek.com/bwdaily/dnflash/mar2005/nf2005037_4086.htm

6. FT Press “Create Widespread Empathy” (audio) :

http://www.ftpress.com/podcasts/episode.aspx?e=6E31F4FA-0B57-488B-9A48-94D051ED27C6

7. Daniel Goleman and Richard Boyatzis, Social Intelligence and the Biology of Leadership :

http://hbr.harvardbusiness.org/2008/09/social-intelligence-and-the-biology-of-leadership/ar/1

8. Horwitz, Ralph I., Leo-Summers, Linda, Berkman, Lisa F, Emotional support and survival after myocardial infarction: a prospective, population-based study of the elderly :

http://www.faqs.org/abstracts/Health/Emotional-support-and-survival-after-myocardial-infarction-a-

prospective-population-based-study-of-t.html#ixzz0Rf2dENCZ

9. Humberto Maturana Romesin and Gerda Verden-Zoller, Ernst Reinhardt, Biology of love, Munchen/Basel 1996 :

http://www.lifesnaturalsolutions.com.au/documents/biology-of-love.pdf

10. Tobias Esch & George B. Stefano , The Neurobiology of Love :

http://www.nel.edu/pdf_/26_3/260305R01_15990719_Esch–Stefano_.pdf

11. Mayer, J., Roberts R. & Barsade, S.G. “Human Abilities: Emotional Intelligence.” Annual Review of Psychology, 59, 507-536. (2008) :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/EI_Annual_Review_Chapter_2008.pdf

12. Barsade, Sigal G. & Gibson, Donald E. (2007) “Why Does Affect Matter in Organizations?”, Academy of Management Perspectives, February, 36-59 :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/Barsade_WhyAffectMattersAOM.pdf

13. Barsade, Sigal G., Brief, Arthur P., & Spataro, Sandra E. (2003). “The Affective Revolution in Organizational Behavior: The Emergence of a Paradigm.” :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/Barsade_OrganizationalBehavior.pdf

14. Knowing Feelings and Feeling Feelings: Are they Connected? José A. Soto, Nnamdi Pole, Loren M. McCarter and Robert :

http://www.personal.psu.edu/mrm280/sotosite/docs/Soto%20SPR%201998%20poster%20handout.pdf

15. Jamil Zaki, Niall Bolger, and Kevin Ochsner, Columbia University, “It Takes Two The Interpersonal Nature of Empathic Accuracy” :

http://dept.psych.columbia.edu/~kochsner/pdf/Zaki%20Psych%20Sci%2008.pdf

© Copyright 2008-2012 Temel Aksoy - Bu sitede yayınlanan tüm içerik hakları Temel Aksoy'a aittir. Alıntı yapıldığı takdirde lütfen "Kaynak: Temel Aksoy - www.temelaksoy.com" ibaresini kullanınız. Blog içerisinde kullanılan fotoğraflar istockphoto’dan temin edilmektedir.
YORUMLAR

AYDIN ÇAMLIBEL

23 Eyl 2009

Bu yazı Türkiye de iş hayatındaki bazı paradigmaları ortadan kaldırmak için önemli bir yolgösterici.Hala cogu yönetici iş hayatında duyguya yer yoktur diye düşünüyor ve bu doğrultuda hareket ediyorlar ;böyle olunca çalışanlar kendilerini bir takım olarak değil o yöneticinin köleleri olarak görüyor ve ilk fırsatta daha iyi bir yönetici bir liderin yanında çalışabilecekleri bir iş arıyorlar.
Teşekkürler Temel Aksoy’a.
Aydın Ç.

Onur

23 Eyl 2009

Toplum tarafından nerdeyse eş anlamlı sanılan bu iki kelime arasındaki dağlar kadar farkı çok güzel bir şekilde ifade etmişsiniz. Bu yazınızdan itibaren sizi takip etme şansına sahip oluyorum. Teşekkürler...

miray boğa

24 Eyl 2009

Yazılarınızı "bir dost" imzasıyla "yönetici"me yollamayı ciddi ciddi düşünmeye başladımSmile

burak eroğlu

24 Eyl 2009

Bu yazılanları uygulayan çok yönetici var özellikle kurumsal şirketlerde ama bi farkla sadece "mış gibi" ve politik davranarak!Smile)

hasan yılmaz

26 Eyl 2009

yazılarınız gerçekten çok hoşuma gitti.

mrtkn atgm

27 Eyl 2009

Aralarındaki farkı çok güzel ifade etmişsiniz.Farklı kavramlar olduğunu biliyordum fakat anlatmakta zorlanıyordum.İyiki sitenizi tanıma fırsatım olmuş.Bundan sonraki yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyeceğimden emin olabilirsiniz.

YORUM EKLE








Loading



KATEGORİLER

 

ARŞİV

ETİKETLER

LİNKLER

Google Analytics Alternative