3 Ağustos 2010

Sizin Şirketiniz İçe mi Dönük Yoksa Dışa mı Dönük? 

Ben eskiden büyük şirketlerin çok gizli sırları olduğunu zannederdim. Bu sırlara, üst düzey birkaç yönetici dışında kimse ulaşamazdı. Bu bilgiler dışarı sızarsa, rakipler hemen aynısını yaparak şirketi zayıf duruma düşürebilirlerdi.

Sadece ben değil, neredeyse bütün iş âlemi böyle düşünürdü. Bugün hala bu inanışın izleri var zihinlerimizde.

Daha 1990’lı yılların başında bile şirketler, gizli bilgilerini saklamak için büyük çaba harcıyordu. Birçok şirketin korkusu, kendilerinden ayrılacak üst düzey bir yöneticiyle beraber şirketin bilgilerinin de rekabete gideceğiydi.

Bugün geldiğimiz noktada artık hiçbir şirket kendine ait “sırları” saklamak ihtiyacını hissetmiyor. Artık şirketlerin hedefleri, stratejileri web sitelerinde herkesin ulaşımına açık bir şekilde duruyor. Şirketlerin kapalı kapılar ardında stratejiler geliştirdiği devir çoktan geride kaldı.

Bugünün anlayışı, bir şirketin içe dönük bir yapıda olması değil, tam tersine kendini dışarıya açması, stratejilerini, planlarını, güç birliği yaptığı şirket ve kişilerle paylaşarak, onların desteğiyle ilerlemesidir.

Bugün birçok şirket stratejilerini ve inovasyonu açık kaynaklardan beslenerek geniş katılımla yapıyor.

Örneğin Microsoft’a alternatif olarak geliştirilmiş Linux işletim sistemi, ücretsiz olarak herkes tarafından kolayca indirilebilir. Her ay milyonlarca kullanıcısı tarafından “gönüllü” olarak güncellenen ve sürekli iyileştirilen bu sistem, bugünün işbirliği anlayışını en iyi yansıtan örneklerin başında geliyor.

Bugün akıllı şirketler, hedeflerini ve stratejilerini “kalabalıklarla” paylaşıyor. Müşterilerine, tedarikçilerine hatta rakiplerine danışarak sorunlarına çözüm buluyor.

Eğer farklı bilgi, beceri ve yetenekteki insanların potansiyelini akıtabileceği akıllı bir sistem kurulur ve bu sistem içinde yenilikçi ve yaratıcı fikirlerin yeşerebileceği, farklılıkların ortaya çıkabileceği bir özgürlük ortamı sağlanırsa olağanüstü sonuçlar alınabilir.

Yeni ekonomide, Crowdsourcing, vikinomi (wikinomics) ya da açık inovasyon (open inovation) gibi isimlerle anılan bu kitlesel işbirlikleri, bir şirketin üreteceği değeri kat be kat artırabilir.

Birbirini hiç tanımayan insanların bir tür “imece” anlayışıyla bir araya gelip bir ortak akıl yaratmaları ve değer üretmeleri günümüz şirketleri için büyük bir fırsat.

Bugün Wikipedia’nın dünyanın en çok kullanılan en büyük ansiklopedisi olmasının arkasında bu imece anlayışı vardır. İskenderiye Kütüphanesi III. yüzyılda ne anlama geliyorduysa Wikipedia da 21.yy da aynı anlama geliyor. İskenderiye Kütüphanesinin en temel amacı o güne kadar yazılmış bütün kitapları, en büyük edebi eserleri, bütün tiyatro oyunlarını zamanının bütün matematik ve bilimsel çalışmalarını bir araya toplamak ve tek bir binada saklamaktı. Bu sayede insanoğlunun, o zamana kadar biriktirmiş olduğu bütün bilgi bir araya gelebilecekti. Bu bilgiler bilimin, sanatın ve ekonominin ilerlemesi için kullanılabilecekti.

Wikipedia kitlesel işbirliği ve hiyerarşisi olmayan yapısı sayesinde, adına Vikinomi (wikinomics) denilen yeni bir iş modelinin simgesi oldu. Wikipedia’da küresel bir "imece" anlayışıyla akıl birliği yapan bu insanlar hepimize ilham veriyorlar. Dünyanın dört bir tarafındaki binlerce kişinin, ortak bir platformda çalışabilmesi, geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmesi mümkün olmayan yeni zenginlikler yaratıyor.

Peki, bir şirket kendi içinde Wikipedia benzeri bir sistem kurabilir mi?

Nasıl Wikipedia dünya üzerinde farklı kullanıcıların özgürce katıldığı bir büyük ortak akıl platformuysa, bir şirket de benzer bir yapıyı kendi çevresinde kurabilir. Şirketin oluşturulacağı bir portal, çalışan herkesin bilgi, deneyim ve birikimini bir araya getirme işlevi görebilir. Birçok işletmede bir “arşiv” ve “duyuru panosu” işlevinden öteye gidemeyen intranetler, çalışanların işbirliği yapacakları bir platforma dönüştürülebilir. Bu platformların şirket dışından katkı vermek isteyenlere de açılabilir. Açılırsa, tıpkı Wikipedia gibi birgüç birliği oluşturabilir.

YouTube, Twitter, Flickr ve FaceBook gibi sosyal mecraların vikinomi stratejisini kullanarak “kalabalıkların bilgeliğinden” nasıl faydalandıkları çok açık. Neden şirketler, bu modeli kullanarak, farklı değer ortaklarını böyle yaratıcı, sosyal ve özgür bir ortamda birleştirerek işlerini daha yaratıcı kılmasınlar?

Kurum içindeki herkesi harekete geçiren, hiyerarşiyi sıfırlayan bu platformlar, rekabet dengelerini altüst edebilecek bir potansiyele sahip. Gönüllülük ilkesiyle çalışacak bu platformların yaratacağı değer, hepimizin tahminlerinin ötesine geçebilir.

Bu platformlar, işleri gereği birbirinden uzak departmanları yakınlaştırır ve yüzlerce fikri bir araya getirerek yaratıcılığı son derece yüksek bir kurumsal iklim yaratır.

Katılımcı, açık ve hiç hiyerarşisi olmayan böyle bir ortamda, strateji geliştirmek ve inovasyon yapmak, iş ortamındaki pozitif enerjiyi de yükseltecektir. Normal koşullarda sesini duyuramayacak birçok çalışanın yaratıcı fikirleri, en üst düzey yöneticilerin de dahil olduğu bir büyük grup içinde, herkes tarafından tartışılabilecek hale gelecektir.

Bugün bir çok yenilikçi firma, küresel beyinlerden besleniyor ve yüz binlerce kullanıcının kolektif zekasını kullanarak rekabet avantajları yaratıyor.

Hiyerarşi ve gizliliğin yerini iletişime, eşitliğe ve şeffaflığa bıraktığı; “söyleyenler ve yapanlar” yerine, birlikte düşünen, karar alan, strateji üreten çalışanların yer aldığı yeni bir dünya düzeni oluşuyor.

Temelinde paylaşım ve işbirliği ilkesi olan bu yaratıcı modeller katılımcılığın, güvenin, gönüllülüğün, yaratıcılığın ve birlikte hareket etmenin esas olduğu yeni bir anlayışı yansıtıyor.

Yeni dünya düzeni, yeni bakış açıları gerektiriyor. Bu bir paradigma değişimidir.

Farklı seslerin katkısını alma, işbirliğinin sınırlarını genişletme ve karar mekanizmasını daha geniş kitlelere açma cesareti gösterecek şirtetler geleceğin lider şirketleri olacak.

İlk bakışta daha az güvenli gibi görünse de şirketlerin kendilerini açmayı öğrenmesi gerekiyor.

Eski iş yapma anlayışlarını terk edip, kendimize sakladığımız bilgileri de “kalabalıklarla” paylaşma cesaretini göstermeliyiz.

Bundan böyle "içe dönük" bir şirket olarak ilerlemek ve rekabetle baş etmek mümkün olmayacak. Bütün şirketlerin daha fazla "dışa dönük" olması gerekiyor.

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitapları öneririm:

Barry Libert & Jon Spector, 9 Rules for Successful Crowdsourcing, Kindle Book, 2010
Charlene Li, Groundswell: Winning in a World Transformed by Social Technologies, Harvard Business School Press, 2008
Clay Shirky, Here Comes Everybody: The Power of Organizing Without Organizations, Penguin, 2009
Clay Shirky, Cognitive Surplus: Creativity and Generosity in a Connected Age, Penguin, 2010
Don Tapscott & Anthony D. Williams, Wikinomics: How Mass Collaboration Changes Everything, Portfolio, 2008
Eric Von Hippel, Democratizing Innovation, The MIT Pres, 2006
Henry Chesbrough, Wim Vanhaverbeke & Joel West, Open Innovation: Researching a New Paradigm, Oxford University Pres, 2008
Henry Chesbrough, Open Business Models: How to Thrive in the New Innovation Landscape, Harvard Business Press, 2006
Jeff Howe, Crowdsourcing: Kalabalıkların Gücü Bir İşe Nasıl Şekil Verebilir?, KoçSistem Yayınları
Jeff Howe, Crowdsourcing: Why the Power of the Crowd Is Driving the Future of Business Comparisons, Three Rivers Press, New York, 2008
Jono Bacon, The Art of Community: Building the New Age of Participation (Theory in Practice) , O’Reilly Media, 2009

Bu yazıyla ilgili olarak aşağıdaki makaleleri ve linkleri öneririm :

1.10 Awesome Examples of Crowdsourcing In the College Classroom
http://www.onlineuniversities.com/blog/2010/07/10-awesome-examples-of-crowdsourcing-in-the-college-classroom/

2.Açık İnovasyon
http://www.acikinovasyon.com/

3.Barry Libert, Jon Spector, We are Smarter Than Me, Wharton School Publishing, 2007
http://www.wearesmarter.org/

4.Henry W. Chesbrough, Why Companies Should Have Open Business Models, MIT Slone, 2007
http://sloanreview.mit.edu/the-magazine/articles/2007/winter/48208/why-companies-should-have-open-business-models/

5.Jacques Bughin, Michael Chui, Brad Johnson, The next step in open innovation, McKinsey Quarterly, 2008
http://www.mckinsey.com/clientservice/bto/pointofview/pdf/the_next_step_innovation.pdf

6.James M. Manyika, Roger P. Roberts, and Kara L. Sprague, Eight business technology trends to watch, McKinseyquarterly, 2007
http://www.mckinseyquarterly.com/Eight_business_technology_trends_to_watch_2080

7.Jim Aisner, Henry Chesbroughi, When In-House Research Isn’t Enough, HBS working Knowladge, 2001
http://hbswk.hbs.edu/item/2326.html

8.John Hagel III, John Seely Brown, Creation Nets: Harnessing The Potential Of Open Innovation, Co-Chairman, Deloitte LLP Center for Edge Innovation
http://www.johnseelybrown.com/creationnets.pdf

9.Mildred hastbachka, Open Innovation: What’s Mine is Mine… What if Yours Could Be Mine, 2004
http://www.tiax.biz/aboutus/pdfs/ip_management_tmj_120104.pdf

© Copyright 2008-2012 Temel Aksoy - Bu sitede yayınlanan tüm içerik hakları Temel Aksoy'a aittir. Alıntı yapıldığı takdirde lütfen "Kaynak: Temel Aksoy - www.temelaksoy.com" ibaresini kullanınız. Blog içerisinde kullanılan fotoğraflar istockphoto’dan temin edilmektedir.
YORUMLAR

Ercan Bülbül

3 Ağu 2010

İnovasyon, tonlarca toprak yığını arasında bulunan az miktarda değerli madene benzer. Onları değersiz olanların arasından çıkarmak için önce o tonlarca toprağa sahip olmak, içinde değerli bir şeyler olacağını düşünerek, inanarak onu işlemek ve kıymetli madene ulaşmak. Günümüz iletişim araçları, geçmişte sahip olmadığımız içinde değerli madenlerin olduğu bu fikir yığınlarına bugün ulaşabilme olanağı verdi. Şimdi bu fikir yığınlarına ulaşmak, yığının kalitesini artırmak, aramak, bulmak, elde edilen saf değerli fikri işlemek, farklı kullanım alanları yaratmak...
Evet bugün kitleler tarafından yarı işlenmiş bilgi yığınları oluşturuluyor ve onlar çok değerli.

M.Korhan Fersoy

4 Ağu 2010

Pazarda rakibimiz olan bir firmayi ziyaret ettik bir gun. Sirket sahibi gorusmemz boyunca diken ustunde oturuyor gibiydi. Bizimle konusurken dikkatli bir sekilde bizi suzuyor ve nereye baktigimizi bile anlamaya calisiyordu. Bir ara masasinin uzerinde bulunan butun evraklarin ters cevrildigini gordum.

Wikileaks ABD’nin Afganistan ile ilgili butun gizli evraklarini yayinladi ve yayinlamaya devam edecegini soyledi. Gunumuzde artik hic bir bilgiyi saklayamazsiniz. Sirketler bunu bilip kendilerini dis dunyaya acmali ve dis dunya ile karsilikli bilgi alisverisine girmelidir.

Sevgiler

MKF

ERDOĞAN TAŞKIN

4 Ağu 2010

Üretken Dostum Temel,
Makalendeki değerli fikirlerine katılıyorum. Stratejik olarak ve satışları yükseltmek için şu düşünceler eklenebilir:

Stratejik olarak “Değerde Yenilik” kavramı “değer” ve “yenilik” kavramlarının her ikisine birden eşit ağırlık vermektedir. Sadece değer yaratmak için piyasada başarılı olmak ve hayatta kalmak için yeterli değildir.  Sadece teknolojide yenilik yapmak, yeni, ileri, farklı ve piyasada öncü ürünler piyasada satın alıcılar tarafından talep edilmiyorsa ve bu yenilik için ödeme istekleri yoksa satış yapılamaz.
Bu nedenle teknolojide yenilik yapmak ve piyasada öncülük yapmak kavramlarının karşısında yer alan değerde yenilik kavramını ayrı bir başlık olarak değerlendirmek gerekir.
Bu değerde yenilik, “Pazara girmenin tam zamanı” veya “Bıçak sırtı teknolojisi” değildir. Bazen bu iki uç durum söz konusu olabilir. Fakat çoğunlukla piyasada bu iki uç seçenek yoktur. Uygun fiyat, doğru ürün ve maliyet koşulları ile birlikte mevcut ve muhtemel müşterilerin ihtiyaçları konusunu yeni bir anlayışla düşünen çözümler ile değerde yenilik yaratılır.
Müşteri ihtiyaçlarına dönük bir anlayışla değerde yenilik yaratmak, maliyetleri düşürme ve üründe farklılık yaratan pazarlama faaliyetleri olarak çok daha fazla talep yaratır.
Maliyetler düşürüldükçe ve satın alıcılar için değer artışı yükseldikçe satışlarda ölçek ekonomisi yaratılır. Bu şekilde sanayinin daha önce hiç vermediği imkanlar piyasaya sunulabilir. Sanayinin rekabetine konu olan unsurlar ortadan kaldırılarak veya azaltılarak maliyetler düşürülür. Sanayi tarafından daha önce hiç sunulmamış değerler yaratılarak ve değer yaratılarak satın alma değeri yükseltilir. Bütün işletme faaliyetlerinin birbirleri bağlantısı kurulur.

(KAYNAK: Monique Reece, Real Time Marketing for Business Growth-How to Use Social Marketing, and Create a Culture of Execution, Pearson, New Jersey, 2010, s.110).

YORUM EKLE








Loading



KATEGORİLER

 

ARŞİV

ETİKETLER

LİNKLER

Google Analytics Alternative