Değişmeyeni Anlayabilmek

O kadar çok değişimden bahseden iletişimci/pazarlamacı/konuşmacı/danışman var ki bunları dinlerken/okurken içim sıkılıyor. Onlara göre dijitalleşme, algoritmalar, robotlar birkaç yıl içinde dünyayı toptan değiştirecek ve bizler daha önce hiç bilmediğimiz yeni hayatlar yaşayacağız.

Hulusi Derici’nin “1990’lardan beri gazetelerde, ‘Yakında her evde bir robot olacak’ tahminleri okuyoruz ama bizim evde hala Ceylan diye bir kadın çalışıyor.” dediği gibi, geleceği kimse öngöremez. Mesela kimse cep telefonlarının bizim hayatımızın ayrılmaz bir parçası olacağını öngörmemişti. Bilgisayarlar yeni üretilmeye başladığı zamanlarda (1940’ların başı) IBM Başkanı Thomas Watson: “Dünyada ancak 5 bilgisayarı kaldıracak bir pazar olduğunu düşünüyorum.” demişti. Geleceği öngörmeye çalışmak nafile bir çabadır. Bugüne kadar insanların hayatlarını kökten değiştiren hiçbir yeniliği kimse öngöremedi.

Daha doğru olan, “değişmeyene” odaklanmaktır. Bill Bernbach’ın dediği gibi, “İnsanın içgüdülerinin oluşması milyonlarca yıl almıştır. Bunların değişmesi de yine milyonlarca yıl alacaktır. Bugün ‘değişen insandan’ konuşmak çok moda ama iletişimcilerin “değişmeyen insanla’ ilgilenmeleri, onun hayatta kalmak, takdir görmek, başarmak, sevmek, kendine bakmak gibi dürtülerine odaklanmaları gerekir.”

Amazon CEO’su Jeff Bezos, “Başarılı, sürdürülebilir bir iş kurmak istiyorsanız, kendinize sormanız gereken soru, gelecek on yıl içinde nelerin değişeceği değil, nelerin değişmeyeceği sorusudur. Değişmeyecek olanları tespit edin ve bütün enerjinizi ve çabanızı bunlara yoğunlaştırın. İş stratejinizi,  ‘daha ucuzunu satın almak’, ‘kolaylığı aramak’… gibi hiç değişmeyeceğini bildiğiniz insan özellikleri üzerine inşa edin.” der. 

Değişimi anlamak hepimizin asli görevi olmalıdır. Ben kendi hayatıma teknolojinin bütün yeniliklerini herkesten önce dahil ediyorum. Dijitalleşmenin getirdiği bütün kolaylıkları sonuna kadar kullanıyorum. Hem bireysel hem de aile olarak dijital dönüşümü hayatımıza geçiriyoruz. Hem kendim hem eşim sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanıyoruz. Çalıştığım şirketlere de dijitalleşmeyi ve sosyal medyayı kullanmalarını tavsiye ediyorum. Yani  değişimi anlamakla, yeni teknolojileri kullanmakla ilgili bir engelim yok. Teknoloji insanın yardımcısıdır; pazarlamacı da şirket yöneticisi de sokaktaki insan da teknolojinin nimetlerinden önünde sonunda yararlanmalıdır.

Demek istediğim, değişimi anlamak ve yeni teknolojileri hayatımıza sokmaktan daha değerlisi, insanın milyonlarca yıldır değişmeyen özelliklerini anlayıp, bunlar üzerine sürdürülebilir iş modelleri kurabilmektir.

Benim pazarlamaya yeni başlayanlara tavsiyem, algoritmalar, nöro pazarlama, Y ve Z jenerasyonları, robotlar, endüstri 4.0, dijital dönüşüm gibi kavramları öğrenmeleri ama psikoloji ve bilimsel pazarlamayla daha çok ilgilenmeleridir. Bu konularda daha çok okuyup, araştırmalarıdır.

İnsanı daha iyi anlamak için, geleceği tahmin ettiğini iddia edenlerin safsatalarını değil, Shakespeare, Dostoyevski; Ahmet Hamdi Tanpınar, Recaizade Mahmut Ekrem, Adalet Ağaoğlu, Ömer Seyfettin gibi yazarları okumalarıdır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. Bill Bernbach, On Changing Man

    https://libquotes.com/bill-bernbach/quote/lbn7c1o
  2. Jeff Bezos\' brilliant advice for anyone running a business

    http://www.businessinsider.com/jeff-bezos-brilliant-advice-for-anyone-running-a-business-2015-1
  3. Thomas Watson, On Computers

    https://www.telegraph.co.uk/technology/0/worst-tech-predictions-of-all-time/thomas-watson-ibm-president-in-1943/
  4. Temel Aksoy, Tahmin Etmek Zordur, Özellikle Geleceği

    https://www.temelaksoy.com/tahmin-etmek-zordur-ozellikle-gelecegi/
  5. Steve Balmer, On iPhone

    https://youtu.be/eywi0h_Y5_U