Durumdan Vazife Çıkarmak

Sanayi sonrası dönemde şirketler artık daha yaratıcı, daha esnek ve daha hızlı olmak zorunda. Bunun için de çalışanların daha fazla inisiyatif alması ve departmanlar arası işbirliğinin artması gerekiyor. Eskinin tek elden yönetilen hiyerarşik ve bürokratik organizasyonları artık ömrünü dolduruyor.

Bugünün organizasyonlarında her kademede daha çok kişinin liderlik yapması gerekiyor.

Liderlik yapmak, kimseden talimat beklemeden inisiyatif kullanmak, karar alma becerisini göstermek demektir. İnisiyatif kullanmak kurallara uymak kadar bu kuralları bozacak istisnai durumları sezebilmek demektir. Hangi kademede olursa olsun gerçek bir lider, kendi sorumluluklarının farkında olup hangi durumda ne yapması gerektiğini bilen insandır. Liderlik, böyle bir sağduyuya sahip olmak demektir.

İnisiyatif almak için hem farkındalık hem de resmin bütününü görmek gerekir. Resmin tamamını göremeyenlerin inisiyatif kullanması mümkün değildir.

durumdan-vazife-cikarmak-1

Sağduyu göstermenin ve inisiyatif almanın Türkçesi de “durumdan vazife” çıkarmaktır. “Neme lazım!” dememektir.

Bugün rekabet o kadar sert ve değişim o kadar hızlı ki şirkette herkesin her konuyu “kendi üzerine vazife” edinmesi gerekiyor.

İnsanın bir konuyu “üzerine vazife” edinmesi o konuda sorumluluk üstlenmesi demektir. İngilizcedeki sorumluluk anlamına gelen “responsability” kelimesinin aslında ”response – ability”, yani “cevap verme kabiliyeti” kelimelerinden türemesi tesadüf değildir.

Karar almayanlar, risk ve sorumluluktan kaçanlardır.

Şüphesiz sorumluluktan kaçmak sadece bireysel değil kurumsal iklimle de ilgili bir konudur. Korku kültürüyle yönetilen, hataya hoşgörü göstermeyen organizasyonlarda çalışanların sorumluluk alması, inisiyatif kullanması da kolay değildir elbette.

Bugün birçok şirkette insanlar inisiyatif almaktan korkuyorlar. Başarısızlık korkusundan ötürü inisiyatif alamıyorlar. Bu durum şirketlerin önemli kararları zamanında alamamasına, fırsatları kaçırmasına neden oluyor.

Şirketlerin hataya ne kadar hoşgörülü oldukları onların ne kadar yenilikçi ve yaratıcı olacaklarını belirler. Alışkanlıkları yıkarak pek gidilmemiş yollardan gitmek yaratıcılığın ön koşuludur. Eğer yenilikçi ve yaratıcı şirketler yaratmak istiyorsak hataya hoşgörüsü yüksek ortamlar yaratmak da boynumuzun borcudur.

Bunun için de insanların başarısızlık korkularının altında neler yattığını daha iyi anlamamız gerekiyor.

Durumdan vazife çıkarmak

Başarısızlık korkusu yaşayanlar başkalarından yardım isteme konusunda da zorluk yaşarlar. Yetersiz algılanma korkusuyla yardım isteyemezler. Yeni bir karar söz konusu olduğunda başarısızlık korkusuyla eyleme geçemezler.

Başarısızlık korkusu farkında olmadan tepkisel bir ruh hali ve anksiyeteyi de beraberinde getirir. Bu insanların iş ortamındaki neşeleri ve üretkenlikleri düşer. Problem çözmek ve sonuç almak için çaba göstermezler.

Bir liderin en önemli görevlerinden biri etrafındaki insanların başarısızlık korkusunu yenmelerine yardımcı olmak, onların sahip oldukları ama hayata geçirmedikleri potansiyellerini kullanmalarına imkan vermektir. Gerçek lider, başarısızlığın psikolojisini çok iyi bilen ve çalışanları yetkilendirirken onları başarısızlık korkusundan arındıran liderdir.

Başarısızlık korkusu olmayan insanlar, başarısızlık durumunda daha yapıcı tutum içinde olurlar. Etrafta olumsuz bir hava estirmek ve herkesin moralini bozmak yerine bir dahaki sefere daha başarılı olmanın yollarını ararlar. Başarısızlıkları birer başarısızlık olarak değil gelişim ve öğrenme fırsatı olarak değerlendirirler. Hem kendilerinin hem de çevresindekilerin gelişimlerine imkan tanırlar. Birlikte çalıştıkları insanların başarılı olabilmelerine destek olurlar.

Amerika’nın en önemli düşünürlerden Henry David Thoreau İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum.” der.

Gerçekten de hayatta gösterdiğimiz cesaret ve kararlılık aslında korkularımızla nasıl başa çıktığımızla ilgilidir.

Eğer kendimize ve birlikte çalıştığımız insanlara bu cesareti verebilirsek daha tatminkar ve daha anlamlı bir hayata sahip oluruz.


Yorumlar

  1. Çalıştığım şirket uluslarası enerji şirketlerine danışmanlık veren çok uluslu bir şirket. Ekibimiz içerisende farklı tecrübe ve birikimlerde insanlar var, 30 yıldan 1 yıla kadar tecrübeye sahip yaklaşık 20 kişilik bir ekip. Son 6 ay içinde önemli bir proje (yıllık ciromuzun %25 sine yakın değerde) üzerinde çalışmaktayız. Geriye dönüp baktığımda, karar vermememiz gereken 4-5 ciddi dönemeçten geçerken ekib içerisinde insiyatif alma cesareti gösteren tek kişinin ben olduğumu farkettim. Tecrübe, saygınlık, bilgi ve pozisyon olarak benden daha yüksek kişiler bile sessizlik içerisinde önerilerimi dinledi ve daha sonra uygulamaya başladılar. Sonuç? müşteri memnun, gecikme yok, proje gayet planlı bir şekilde ilerliyor. Ben bundan herhangi bir fayda gördüm mü? kişisel haz dışında hayır!

  2. Tek işaret parmağıyla karşısındakini gösteren her kişinin, 3 parmağı da kendisini gösterir!!
    Yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı düşmanlarımızın körüklemesi sonucunda tamamiyle tüketime dayalı bir ortamda, bilgi ve becerinin değersiz olduğu bir toplumda yaşamağa çalışıyoruz!
    Ne zaman ki, işi bilene, sorumluluğu da taşıma özelliğinde olan kişilere vereceğiz, o zaman ekonomimiz yavaş yavaş düzelecek! Ama ben(56) bunu göremeyeceğim..

  3. Merhaba,

    Daha önce çalıştığım iş yerinde sürecin hızlanması ve müşteri memnuniyeti için insiyatif kullandım. Müdür Yard. korkularından dolayı, müdür de egolarından dolayı "Senden insiyatif almanı değil, işini yapmanı istiyoruz" dediler. Sonrasında istifa ettiğim o iş yerinde, müşteri memnuniyeti değil yönetici memnuniyeti olması gerektiği gerçeğini gösterdiler.

    Hata konusunda söylediğim bir söz üzerine Müdür Bey şunu söylemişti:Hata yaparsan bunu cebinden ödersin!

    Yazı için ellerinize sağlık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. Albert Bandura,“Self-Efficacy: The Exercise of Control”

    http://des.emory.edu/mfp/effbook1.html
  2. Albert Bandura,“Self-efficacy: Toward a Unifying Theory of Behavioral Change”, Stanford University paper

    http://des.emory.edu/mfp/Bandura1977PR.pdf
  3. Albert Bandura,“Social Cognitive Theory: An Agentic Perspective”

    http://www.des.emory.edu/mfp/Bandura2001ARPr.pdf
  4. Ralph Waldo Emerson's,”Self Reliance”

    http://www.123helpme.com/preview.asp?id=29832
  5. Jonathan D. Brown & Keith A. Dutton, The Thrill of Victory and The Complexity of Defeat: Self- Esteem and People’s Emotional Reactions to Success and Failure

    http://faculty.washington.edu/jdb/articles/The%20Thrill%20of%20Victory.pdf
  6. Dean A. Shepherd and Melissa S. Cardon, “Negative Emotional Reactions to Project Failure and the Self-Compassion to Learn from the Experience”, Indiana University; Pace University

    https://webspace.utexas.edu/neffk/pubs/project%20failure.pdf
  7. Bettina Lankard Brown, “Self-Efficacy Beliefs and Career Development”

    http://www.calpro-online.org/eric/docs/dig205.pdf
  8. Steve Pavlina,“Intelligent Risk Taking”

    http://www.stevepavlina.com/blog/2006/01/intelligent-risk-taking/
  9. The Stress Doc, “Creative Risk-Taking”

    http://www.stressdoc.com/creative_risk_taking.htm
  10. NASP(National Associaton of School Psychologist), “Self-Efficacy: Helping Children Believe They Can Succeed”

    http://www.nasponline.org/publications/cq/pdf/V39N3_FT_Self-Efficacy.pdf
  11. Wikipedia,” Self-efficacy”

    http://en.wikipedia.org/wiki/Self-efficacy
  12. Psychology Today, “Fear of Failure”

    http://www.psychologytoday.com/blog/dont-delay/200902/fear-failure
  13. Litemind, “Overcome Fear of Failure, Part I — Building the Right Mindset”

    http://litemind.com/fear-failure/
  14. Litemind,” Overcome Fear of Failure, Part II — 6 Powerful Strategies You Can Use”

    http://litemind.com/fear-failure-2/
  15. Wikipedia, “Perfectionism (psychology)”

    http://en.wikipedia.org/wiki/Perfectionism_(psychology)