İş Yerinde Duyguya Yer Var Mı?

Sizce bir yöneticiyle lider arasındaki fark nedir?

Yönetici, kendisine verilen hedefi en iyi şekilde yapmaya çalışan kişidir. Lider ise hem hedefi belirleyen hem de bu hedefe doğru ilerlerken birlikte çalıştığı insanları kendine bağlayan kişidir.

Lider, önderlik ettiği insanların içinde en iyi ve en güçlü tarafı ortaya çıkarabilme yeteneğine sahiptir. Ne kadar sonuç odaklı olursa olsun, mutlaka insan odaklıdır. Yönetici ise hangi işlerin yapıldığıyla ilgilidir. Sonuç alabilmek için işine bakar. İnsanların ruh halleriyle ilgili değildir.  Liderin birlikte çalıştığı kişilerle kurduğu duygusal bağ, çalışanların zor durumlarda dayanışma içine girmelerini sağlayan en önemli etkendir.

yerinde-duyguya-1

Yetişkin bir insan, zamanının büyük bölümünü işinde geçirir. İş yerinde kurduğu ilişkiler ve iş yerinin ruh hali toplam hayat kalitesini belirler. Gerginlik, kıskançlık, kin, nefret gibi olumsuz duyguların hâkim olduğu bir iş ortamı insanı hayattan bezdirir. Çünkü kimsenin iş hayatı ve özel hayat diye yapay olarak ayrılan iki hayatı yoktur. Herkes tek ve bütün bir hayat yaşar. Günümüzü geçirdiğimiz binadaki ruh hali bizimle birlikte evimize gelir.

Hangi işi yapıyor olursak olalım, çalıştığımız ortamdaki liderler öncelikle duygusal rehberlerdir. Bizim bir liderin rehberliğine duyduğumuz ihtiyaç aslında ilk insandan beri aynı ihtiyaçtır. Biz liderden, yaşadığımız gerçekliğin “ne anlama geldiğini” yorumlamasını ve buradan hareketle bize yön vermesini isteriz. Bunu yapabilen bir liderin varlığında kendimizi güvende, huzurda ve doğru yolda hissederiz. İş yeri, duyguların çok yoğun yaşandığı yerlerdir.

İş hayatında duyguların bu kadar önemli olmasının birçok nedeni vardır:

1-Öncelikle, beynimiz- mesela kan dolaşım sistemimizden farklı olarak- dış etkilere açık bir tasarıma sahiptir. Duygusal dengeye gelebilmemiz için başka insanlarla kuracağımız ilişkilere bel bağlarız. Hepimiz “kabul görme-onaylanma” ihtiyacı duyarız. Sevgi ve takdir görmek ruhumuza iyi gelir.

Örneğin yoğun bakım hastaları, yakınlarının varlığında daha çabuk iyileşiler. (Lisa Berkman, Emotional support after myocardial infarction) Aşık olunca, zihinsel faaliyetlerde daha başarılı olmamız da kabul görme-onaylanma duygusunu yoğun yaşamamızla ilgilidir. (Referanslarda biology & neurobiology of love)

2- Beynimizin bu açık tasarımlı yapısından dolayı, biz istesek de istemesek de birlikte olduğumuz kişilerin duygu ve tavırlarından etkileniriz.  Nörologlar buna kişilerin birbirini aynalaması (mirroring effect) derler.  Karşılıklı kabulleniş ve uyum içinde sohbet eden kişiler,  aynı vücut değerlerine ulaşırlar. Nabız atışları aynı olur. Birbirinden farklı iki vücut, duygusal bir bağ kurmaya başladığında, neredeyse tek vücudun sahip olduğu değerlere ulaşır.  (Robert Levenson, Berkley university) Bunu, kendimiz de gözlemleyebiliriz: Toplantı odalarında uzun süre birlikte çalışan insanlar ortak bir ruh haline sahip olurlar.

3. ilk insandan beri, liderin yaptığını yapmak gibi bir alışkanlığımız vardır. Bu nedenle herkes lidere bakar. Liderin tutumu, en yakınındaki insanlar aracılığıyla bütün organizasyona yayılır. Liderin ruh hali, bütün organizaysona siner. Bu anlamda lider duygusal standartı oluşturan kişidir.

4. Eğer en üst düzeydeki yönetici lider özelliklerine sahip değilse o grubun lideri, insanların duygularıyla en iyi ilişki kurabilen kişi olur. Bu durumda resmi lider farklı, gerçek lider farklı olur.

İnsanları kendisine çekenlere dikkat ederseniz, hepsi duygusal bağ kurma, insanları harekete geçirme yeteneğine sahip olan insanlardır.  Kendileriyle barışık, kendi duygularının farkında, bu duyguları iyi ifade eden insanlar daha iyi liderlik yaparlar.

yerinde-duyguya-2

5. Yale Üniversitesi‘nde yapılan araştırmaya göre, yaptıkları işleri anlamlı bulanlar, mutlu olurlar ve çalıştıkları ortama mutluluklarını bulaştırırlar.  (Sigal Barsade, Donald Gibson – Wharton Uni.)

Bir grup içinde bir kişinin bile güleryüzlü olması, birlikte çalıştığı insanları gülümsetebilmesi, grubun daha dayanıklı olmasını sağlar. Beynimizin yapısı gereği neşe anında iki insanın beyinleri (limbic sistemleri) birbiriyle ilişkiye geçer. Birlikte gülen, aynı dalga boyunda olan insanlar birbirlerine güven duyarlar ve bağlanırlar. (Levenson & Ruef)

6. Hepimizin bildiği gibi, kendini rahat ve iyi hisseden insanlar, zihinsel olarak daha etkin olurlar. Güven veren liderler çalışanların daha başarılı olmasını sağlar. Aksine gerginlik yaratan otoriter liderler ise çalışanların performansını düşürürler.

Hiç kimse sadece para kazanmak için çalışmaz. İnsanlar, para ve ünvanın ötesinde çalıştıkları yerlere bağlanmak isterler. Başarılı liderler,  çalışanlar için anlam ifade eden iş ortamları yaratırlar. İnsanlara ilham vermek ve onlara yön göstermek ancak onların duygularını anlamakla mümkün olur. Biz ancak duygusal olarak anlaşıldığımız yerde anlam bulur ve ancak bizi anlayanların takipçisi oluruz.

İş yerinde duygular çok önemli çünkü duygunun olmadığı yerde hiç bir ilişki yeşermez.

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitaplari ve linkleri öneririm:

Robert K. Cooper, Liderlikte Duygusal Zeka, Sistem Yayıncılık, 2000
Martin E. P. Seligman, Authentic Happiness, Free Press, 2002
Kim S. Cameron, Jane E. Dutton, Robert E. Quinn, Positive Organizational Scholarship, Barrett-Koehler Publications, 2003
Jean Decety and William Ickes, The Social Neuroscience of Empathy, The MIT Press, 2009
Paul W. Glimcher, Neuroeconomics: Decision Making and the Brain, The Academic Press, 2008
Eddie Harmon Jones, Social Neuroscience: Integrating Biological and Psychological Explanations of Social Behavior, The Guilford Press, 2007
Dev Patnaik, Wired to Care, FT Press, 2009

Konuyla ilgili kaynak olabilecek linkler :

1. Daniel Goleman and Richard Boyatzis, “Social Intelligence and the Biology of Leadership” :

http://harvardbusiness.org/product/social-intelligence-and-the-biology-of-leadership/an/R0809E-PDF-ENG

2. Daniel Goleman, Richard Boyatzis, and Annie McKee, “Primal Leadership: The Hidden Driver of Great Performance” :

http://harvardbusiness.org/product/primal-leadership/an/R0111C-PDF-ENG

3. Daniel Goleman, “Empathy” – Who’s Got It, Who Does Not :

http://www.danielgoleman.info/blog/2009/05/02/empathy-whos-got-it-who-does-not/

4. Daniel Goleman, What Makes a leader, HBR , Ocak 2004 :

http://harvardbusiness.org/product/what-makes-a-leader/an/R0401H-PDF-ENG

5. Bruce Nussbaum , The Empathy Economy, Business Week, 2005 :

http://www.businessweek.com/bwdaily/dnflash/mar2005/nf2005037_4086.htm

6. FT Press “Create Widespread Empathy” (audio) :

http://www.ftpress.com/podcasts/episode.aspx?e=6E31F4FA-0B57-488B-9A48-94D051ED27C6

7. Daniel Goleman and Richard Boyatzis, Social Intelligence and the Biology of Leadership :

http://hbr.harvardbusiness.org/2008/09/social-intelligence-and-the-biology-of-leadership/ar/1

8. Horwitz, Ralph I., Leo-Summers, Linda, Berkman, Lisa F, Emotional support and survival after myocardial infarction: a prospective, population-based study of the elderly :

http://www.faqs.org/abstracts/Health/Emotional-support-and-survival-after-myocardial-infarction-a-

prospective-population-based-study-of-t.html#ixzz0Rf2dENCZ

9. Humberto Maturana Romesin and Gerda Verden-Zoller, Ernst Reinhardt, Biology of love, Munchen/Basel 1996 :

http://www.lifesnaturalsolutions.com.au/documents/biology-of-love.pdf

10. Tobias Esch & George B. Stefano , The Neurobiology of Love :

http://www.nel.edu/pdf_/26_3/260305R01_15990719_Esch–Stefano_.pdf

11. Mayer, J., Roberts R. & Barsade, S.G. “Human Abilities: Emotional Intelligence.” Annual Review of Psychology, 59, 507-536. (2008) :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/EI_Annual_Review_Chapter_2008.pdf

12. Barsade, Sigal G. & Gibson, Donald E. (2007) “Why Does Affect Matter in Organizations?”, Academy of Management Perspectives, February, 36-59 :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/Barsade_WhyAffectMattersAOM.pdf

13. Barsade, Sigal G., Brief, Arthur P., & Spataro, Sandra E. (2003). “The Affective Revolution in Organizational Behavior: The Emergence of a Paradigm.” :

http://www-management.wharton.upenn.edu/barsade/docs/Barsade_OrganizationalBehavior.pdf

14. Knowing Feelings and Feeling Feelings: Are they Connected? José A. Soto, Nnamdi Pole, Loren M. McCarter and Robert :

http://www.personal.psu.edu/mrm280/sotosite/docs/Soto%20SPR%201998%20poster%20handout.pdf

15. Jamil Zaki, Niall Bolger, and Kevin Ochsner, Columbia University, “It Takes Two The Interpersonal Nature of Empathic Accuracy” :

http://dept.psych.columbia.edu/~kochsner/pdf/Zaki%20Psych%20Sci%2008.pdf

Yorumlar

  1. Merhabalar Temel Bey

    Su anda Hindistanda bir yazılım firmasında çalışıyorum.Buraya gelirken içim neşe dolu ve büyük umutlar ile gelmiştim .ta ki Managerımız olan kadının Liderliği bırakın yöneticilikten bile anlamadığını görene kadar. Son derece üretici ve işimi sahiplenen biri olmama rağmen 1 ay içinde managerımızın personeline karşı içekapanık tutumu, bizi anlamayı bırakın konusmaktan uzak olması içimdeki yaratıcı ruhu da öldürdü.

    Dediğiniz gibi bu kişiler kendilerini dışa kapatarak daha karizmatik olduklarını ve daha iyi iş yaptıracaklarını sanıyorlar.

    Lider sizinde çok iyi vurgu yaptıgınız gibi insanın içinde olan gizli yeteneği dışarı çıkarmasını bilendir ..

    Tesbitleriniz için teşekkür ederiz

    Saygılar

  2. Aralarındaki farkı çok güzel ifade etmişsiniz.Farklı kavramlar olduğunu biliyordum fakat anlatmakta zorlanıyordum.İyiki sitenizi tanıma fırsatım olmuş.Bundan sonraki yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyeceğimden emin olabilirsiniz.

  3. Bu yazılanları uygulayan çok yönetici var özellikle kurumsal şirketlerde ama bi farkla sadece “mış gibi” ve politik davranarak!:))

  4. Toplum tarafından nerdeyse eş anlamlı sanılan bu iki kelime arasındaki dağlar kadar farkı çok güzel bir şekilde ifade etmişsiniz. Bu yazınızdan itibaren sizi takip etme şansına sahip oluyorum. Teşekkürler…

  5. Bu yazı Türkiye de iş hayatındaki bazı paradigmaları ortadan kaldırmak için önemli bir yolgösterici.Hala cogu yönetici iş hayatında duyguya yer yoktur diye düşünüyor ve bu doğrultuda hareket ediyorlar ;böyle olunca çalışanlar kendilerini bir takım olarak değil o yöneticinin köleleri olarak görüyor ve ilk fırsatta daha iyi bir yönetici bir liderin yanında çalışabilecekleri bir iş arıyorlar.
    Teşekkürler Temel Aksoy’a.
    Aydın Ç.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.