İyi Bir Stratejinin Şansa İhtiyacı Var mıdır?

Bir yılın sonu daha geldi. Bütün büyük şirketler gelecek yılın ortasında ve sonunda dolar kurunun ne olacağını, enflasyon oranını ve Türkiye ekonomisinin ne kadar büyüyeceğini çoktan tahmin ettiler bile. Bu şirketler, aynı zamanda kendi satışlarının ne kadar olacağını, ne kadar büyüyeceklerini, ne kadar kar edeceklerini hesapladılar ve işlerini bu varsayımlar üzerine kurguladılar. Artık onların önünde “öngördükleri” bir gelecek var.  Yeni yıl başlar başlamaz bu şirketler,  planladıklarını gerçekleştirmek için çaba gösterecekler. Belirsiz bir geleceğe yol alırken her şirket, bu tür varsayımlar yapar. Bu nedenle büyük şirketlerin yönetim odalarından baktığında insan, geleceği berrak bir şekilde görüyormuş hissine kapılır.

Peki, sizce tüketicilerin hangi malı veya hizmeti, hangi miktarda tercih edeceklerini öngörmek, geleceği tahmin etmek mümkün müdür?sansa-ihtiyaci-1

İş yapmanın en önemli  zorluklarından biri, belirsiz bir geleceğe yol alırken, bir dizi varsayımda bulunarak  karar almaktır. Bir şirket, ülke ekonomisinin büyüyeceğini varsayarak yatırım yaptığı zaman,  o şirketin başarısını belirleyecek en önemli etken, ekonominin varsayıldığı gibi büyümesidir.  Varsayım doğru çıkmazsa en mükemmel strateji bile yetersiz kalır.

Bütün şirketler, belirsiz geleceğe doğru yol alırken, önce bir tercih yaparlar ve sonra bu tercihleri doğrultusunda çaba gösterirler. Fakat pek çok durumda, bir şirketin başarısızlığının nedeni, o şirketin kendi  kontrolü dışında olan faktörlerin, şirkete acımasız davranmasından kaynaklanır.  Sadece şans faktörü, bir girişimi rezil ya da vezir etmeye yeter. Elbette yanlış hedef koyan ya da yanlış stratejiler uygulayan şirketler vardır ama her şeyi mükemmel kurgulayan ve gereğini yapan bir şirkete talihin acımasız davranması, o şirketi başarısız kılmaya yeter.sansa-ihtiyaci-2

Aslında kağıt üzerinde başarılı olacak pek çok strateji, sadece yanlış zamanda ya da yanlış coğrafyada hayata geçtiği için başarısız olur. Başarısız sonuçlar alan şirketler tarihten silinirken arkalarında neredeyse hiç iz bırakmazlar ve biz bunların deneyimleri hakkında hiç bilgi edinemeyiz. Maalesef biz,  sadece başarı öykülerinden haberdar oluruz.

Geleceğin ne getireceğini bilmek mümkün değil. Nassim Nicholas Taleb’in Siyah Kuğu isimli kitabında anlattığı gibi, geçmişte gözlemlenen olguların  gelecekte kendilerini tekrar edecekleri beklemek büyük yanılgıların kaynağıdır. İnanmıyorsanız borsada parasını, servetini kaybetmiş olanlara sorun.

Geleceği, geçmişin devamı olarak düşünmek büyük bir hatadır. Bizi bulunduğumuz yere getiren faktörlerin, gelecekte de bizi başarılı kılacağının bir garantisi yoktur. Bu sebeple geçmişe bakarak geleceği tahmin etmek,  garantisi olmayan bir yöntemdir. 2008/2009 yılında batan bütün bankalar, geçmişte çok başarılıydı ama başarılı geçmişleri onların batmalarını engelleyemedi.

Öte yandan sadece şansa güvenerek, hiç bir şey yapmadan başarılı olmayı umut etmek de olacak iş değil elbette. Her şirket yönetiminin temel sorumluluğu, gerçekçi hedefler belirlemek ve bunlara ulaşmak için en uygun stratejileri hayata geçirmektir. Peki, bir yandan hedef koymak ve bu hedefe uygun stratejiler geliştirmek ama diğer yandan da belirsizliğe uyum göstermek nasıl mümkün olur? Nasıl hem “planlı ve kararlı” hem de “esnek ve değişime açık” olunabilir?

Dublinli yönetim gurusu Charles Handy’nin söylediği gibi, “Hayatta güçlü olmanın anahtarı, geleceği sıkı sıkıya planlamak değil;  çelişkilerin ve belirsizliklerin varlığını kabul ederek onlarla birlikte yaşamayı öğrenmektir.” Charles Handy,  kontrol ve planlamanın anlamını yitirdiği hızlı değişim dönemlerinde şirketlerin, akıntıyla beraber gitmeyi öğrenmeleri ve işlerini bu akıntıda “olabildiğince” yönetmeleri gerektiğini söyler.

Peki, ne yapacağız? Geleceğe dair stratejilerimizi nasıl geliştireceğiz? Kararlarımızı nasıl alacağız?

Belirsizlik karşısında, değişime uyum sağlamaktan daha gerçekçi bir yol yok. Bu sebeple belirsizlikten kaygı duymak yerine, belirsizliği kabullenip, işimizde yaratıcılığımızı artırmamız gerekir.

Water bubbles #6

Farklı zamanlarda C.Handy, C.Christensen, M.Raynor, G.Hamel gibi yazarların da söyledikleri gibi; yaratıcı, özgün çözümler bulmak ve bir çözüm değerini yitirirken yeni bir çözümle ortaya çıkmak gerekir. Geçmiş başarılar, maalesef, bugün başarılı olmak için yetmiyor. Bugün başarılı olmak için bugünün gereklerini yapmak mecburiyetimiz var.

Esnekliğimizi artırmak için, az sayıda “olmazsa olmaz” belirleyip, çok sayıda değişkeni nasıl bir arada yönetebileceğimizin yollarını bulmalıyız. Bir taraftan, en gerçekçi hedefi ve en uygun yolu (stratejiyi) belirleyip, şartlar düşündüğümüz gibi gelişmediğinde is, esneklik gösterebileceğimiz bir yapıya sahip olmalıyız. Diğer bir deyişle “temel değerler” olarak kabullendiğimiz “sabitlerle”, belirsizlik karşısında esneklik göstereceğimiz alanları birbirinden ayırarak, ikisini bir denge içinde, eşzamanlı yönetmenin yollarını bulmalıyız.

Charles Handy “Hayat, hiçbir doğru cevabı olmayan, ancak yine de bir cevap isteyen, sonsuz problemler silsilesidir.” der. Bu görüş, çoğu insanını rahatsız eden bir görüştür; çünkü çoğu insan, her problemin tek bir doğru cevabı olduğunu ve görevin bu doğru cevabı bulmak olduğunu düşünür. Oysa hayatta bizim karşımıza çıkan soruların  her birinin aynı anda pek çok doğru cevabı ve pek çok yanlış cevabı vardır. Bir sorun karşısında yapabileceğimizin en iyisi, gelecekle ilgili bazı varsayımlar yapmak ve bu varsayımlar altında, doğru olduğunu düşündüğümüz çözümlerden birisini seçmektir. Sonucu belirleyecek olan, hem bizim seçimimiz hem bu seçim doğrultusunda göstereceğimiz çaba hem de bizim kontrolümüz dışındaki rastlantısal değişkenlerdir.

Eğer başarılı olursak, “Nasıl başardın?” diye soranlara verileceğimiz en ahlaklı, aynı zamanda en zarif cevap,  “Ben çok şanslıydım.” demek olmalıdır.

2010 yılında şansınız bol olsun!

Bu konuyla ilgili aşağıdaki kitapları öneririm:

James Gleick, Chaos, Penguin, 1987
James Gleick, Kaos, Tübitak yayınları, 1987, Çeviri: Fikret Üçcan
Werner Heisenberg, Paul Davies, Physics and Philosophy: The Revolution in Modern Science, Penguin, 1999
David C. Cassidy, Uncertainty: Life and Science of Werner Heisenberg, W.H.Freeman & Co Ltd, 1991
David Lindley, Uncertainty: Einstein, Heisenberg, Bohr, and the Struggle for the Soul of Science, Anchor Boks, 2008
Gary Hamel, CK Prahalad, Howard Thomas, Don O’Neal, Strategic Flexibility: Managing in a Turbulent Environment, willey, 1999
Richard Feyneman, The Meaning Of It All, Thoughts Of A Citizen-scientist Helix Boks, 1998
Richard Feyneman, Her Şeyin Anlamı, Evrim Yayınları, 1999, Çeviri: Osman Çeviktan
Nassim Nicholas Talep, The Black Swan, Penguen, 2009
Nassim Nicholas Talep, Siyah Kuğu, Varlık Yayınları, 2009, Çeviren: Nazan Arıbaş, Osman Ç. Deniztekin
Charles Handy, Beyond Certainty, HBR, 1991
Charles Handy, The age of paradox, HBR, 1995
Charles Handy, The Age of Unreason, HBR, 1991
Charles Handy, Twenty-One Ideas for Managers: Practical Wisdom for Managing Your Company and Yourself, Jossey-Bass, 2000
Clayton Christensen, The Innovator’s Dilemma: The Revolutionary Book that Will Change the Way You Do Business (Collins Business Essentials), Harper, 2003
Clayton Christensen, Curtis W. Johnson, Curtis W. Johnson Michael B. Horn, Disrupting Class: How Disruptive Innovation Will Change the Way the World Learns, McGraw-Hill, 2008

Bu yazıyla ilgili olarak aşağıdaki makaleleri ve linkleri öneririm :

1. Werner Heisenberg, “uncertainity principle” :

http://en.wikipedia.org/wiki/Werner_Heisenberg
http://en.wikipedia.org/wiki/Uncertainty_principle
http://plato.stanford.edu/entries/qt-uncertainty/

2. Kaos Kuramı :

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaos_kuram%C4%B1

3. Katsuhiko Shimizu and Michael A. Hit, Strategic flexibility: Organizational preparedness to reverse ineffective strategic decisions :

http://faculty.business.utsa.edu/kshimizu/Publication/Preparedness%20(AME%202004).pdf

4. Richard Wiseman :

http://richardwiseman.wordpress.com/
http://www.richardwiseman.com/

5. Michael Raynor, The Strategy Paradox: Why committing to success leads to failure (and what to do about it), Broadway Business 2007 :

http://www.strategyparadox.com/

 

 

 

 

Yorumlar

  1. Sevgili Temel,
    bu guzel yazi icin tesekkurler.
    Psikoloji acisindan da uzerinde konusmak isterim.

    Sevgiler,

    Sebnem Oncel.

  2. Temel bey, 2009 yılı’nda mutlu olduğunuz anlar denildiğinde, ağzımdan çıkan kelime..

    “Mailime düşen Temel Aksoy’un yeni yazısı” olacaktır.

    Heyecanla, okuyorum. Tekrar okuyorum. Çok öğretici, düşündürücü ve gerçek..

    İyiki varsınız, yazıyorsunuz.

    2009 Pazarlama Zirvesinde sizi görmek, dinlemek isterdim. Çok daha faydalı öğretiler aktaracağınızı eminim.

    Enerji ve Şans dolu bir 2010 dilerim.

  3. Temel Bey,

    Makalenizi çok beğendim. Bence de üstünde düşünülmesi gereken bir yazı.

    Tebrikler

  4. Değerli dostum Temel,
    Her zaman olduğu gibi okurken düşündüren ve düşünürken tekrar okunması gereken makalen, tam da işletme bütçesi ve satış hedefleri ilişkisi konusunu anlatmak üzereyen bilgisayarıma düştü.
    Makaleni okudum, öğrencilerime tavsiye edeceğim ve yeniden okuyacağım.
    Teşekkür eder, iyi yıllar dilerim…

    Not: Bütün sanal ortam yazıların şimdi tam teşekküllü bir:
    İşletme Yönetimi ve Pazarlama kitabı oldu.
    Mutlaka kağıt üzerinde yayınlanmalı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir