Reklamcının Asıl İşi Nedir?

Amerikalı ünlü girişimci John Wanamaker, bundan 100 yıl önce “Reklama harcadığım paranın yarısını boşa harcadığımı biliyorum ama hangi yarısı olduğunu bilemiyorum.” demişti. Gerçekten de reklam yapan her marka sahibi parasının tam karşılığını almak ister ama televizyon, gazete gibi kitlesel reklamların verimliliğini tam olarak ölçmek mümkün değildir. Etkili Reklam Yapmak Neden Çok Zor?

Bugün artık internetin sağladığı imkanlarla kişiye özel reklam yapmak ve hangi reklamı kimin gördüğünü ölçmek mümkün olsa da sadece internette reklam yaparak bir markanın büyümesi mümkün değildir. Büyümek için yeni kitlelere ulaşmak şart olduğundan her markanın kitlesel mecralarda reklam yapması yani bütçesinin bir kısmını boşa harcamayı göze alması gerekir. Reklamda Yüksek ROI Tehlikelidir

Sadece paranın ne kadarının boşa gittiği değil, reklamın kendisi de belirsizliklerle doludur. Hangi reklamın nasıl yapılacağından tutun reklamın nerede ne zaman ne kadar süreyle gösterileceğine kadar sayısız belirsizlik vardır. Reklama para harcamaya karar veren her şirket bu belirsizlikleri kucaklamak zorundadır. 

Bob Hoffman’ın dediği gibi reklamda fizik bilimindeki gibi kesinlikler yoktur. Reklam konusunda en deneyimli, en bilgili olanlar bile sonuçlar hakkında sadece tahminde bulunabilirler. Pazarlama, İhtimaller Dünyasını Yönetmektir

Ayrıca çok iyi bir reklam yapsa hatta şirket çok para harcayarak bu reklamı çok sayıda insana ulaştırsa bile reklamcı tek başına sonuçları belirleyemez. Çünkü reklamcının şirketin ürettiği ürün nitelikleri ve fiyatı üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Üstelik ürünlerin tüketiciye ulaşıp ulaşmadığını, ulaştığı yerlerde doğru sergilenip sergilenmediğini de kontrol edemez.

Reklamcı en çok markanın “bilinir” olmasına katkıda bulunur. Elbette her reklamın marka algısını güçlendirmek ya da satış getirmek gibi görevleri de vardır ama her reklamın önce dikkat çekmesi gerekir. Eğer reklam dikkat çekmezse diğer konuları konuşmaya gerek bile yoktur. Çünkü dikkat çekmeyen reklam izlenmez, izlenmeyen reklam etki yaratmaz. Pazarlamanın üç B’si: Bilinir, Bulunur ve Belirgin Olmak

Ürün ve hizmetlerin birbirine benzediği bir dünyada bir marka bir taraftan insanların zihinlerinde yer etme (bilinirlik) diğer taraftan da satın alma sırasında herkesin karşısına çıkma (bulunurluk) becerisi gösterdiği taktirde başarılı olur. İşte hemen her ürün kategorisinde markalar arasındaki asıl “fark”, bu “bilinir ve bulunur” olmaktan kaynaklanır. Markalar Arasında Asıl Fark, Bilinirlik ve Bulunurluktan Kaynaklanır

Reklamcının görevi, birbirlerinden pek de farkı olmayan markaların rekabet ettiği bir pazarda, neredeyse hiç düşünmeden karar veren insanların aklına markayı yerleştirmektir (onları ikna etmek değil). Reklamın asıl işlevi alışverişe çıkan insanların akıllarına markanın gelmesini sağlamaktır. Reklam yarattığı bu “bilinirlik” sayesinde markanın satın alınma ihtimalini artırır. Doğru Reklam Nasıl Yapılır

Dolayısıyla her reklamcının asıl işi dikkat çekmek ve markayı insanların hafızasına yerleştirmektir. Bu görev son derece yalın ama gerçekleştirmesi zor bir görevdir. Eğer reklamcı bunu başarabilirse işin çoğunu yapmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuyla İlgili Makale ve Linkler

  1. The Simple-Minded Guide To Marketing Communication

    http://adcontrarian.blogspot.com/