Sizin Şirketiniz Modern Müşterinin Beklentilerine Cevap Veriyor mu?

Modern müşteri satın almayı düşündüğü ürün veya hizmet hakkında web sitelerini dolaşıyor, YouTube videolarını izliyor, blogları okuyor, kullanıcı yorumlarını ve şikayet sitelerini inceliyor, isterse şirketin sahibinin kim olduğu hatta özel hayatını bile öğrenebiliyor.

Modern müşteri artık satın alacağı ürün veya hizmet hakkında satıcı kadar hatta satıcıdan bile daha fazla bilgi sahibi. Bu bilgi onun kontrolü ele geçirmesi anlamına geliyor. Oysa eskiden bütün bilgi satıcıdaydı. Satıcı sahip olduğu bilginin gücü sayesinde alışverişçiyi istediği gibi yönlendiriyordu. Satış yapmak için gerçeği gizleme imkanı da vardı kendi markasının iyi yönlerini abartma imkanı da. 

Bugün televizyon satın alacak bir erkek ya da kendine pırlanta bir kolye alacak bir kadın hangi özellikteki ürünü kaç liraya satın alacağını bilerek mağazadan içeri giriyor. Bu kadar bilgi sahibi bir alışverişçiye bir satıcı nasıl satış yapar? Ona abartılı ve gerçek dışı bilgi vermek ya da ona ısrarcı bir yaklaşım işe yarar mı? 

Sadece perakende alışverişlerde değil, bugün şirketler arası alışverişlerde de durum aynı. İş makinesi satın alacak bir şirket yöneticisi de benzer bir satın alma yolculuğu yapıyor. Satın alma yolculuğuna Google’da arama yaparak başlıyor. Üstelik ödeyeceği para yüksek miktarda olduğu için satın alma kararı verirken daha ince eleyip sık dokuyor. Yolculuğun son aşamasında satıcı ile karşı karşıya geldiği zaman satıcı kadar bilgi sahibi oluyor.

Bugünün müşterisi,

  • Kontrolün kendi elinde olmasını istiyor. Ne alacağına, ne zaman alacağına, hangi markadan alacağına kendisi karar vermek istiyor. 
  • Keşfetmek ve bilgilenmek istiyor. Bir ürüne veya hizmete ihtiyaç duyduğunda satın alma yolculuğunu bağımsız olarak yapmak istiyor. 
  • Önce hangi markayı satın alacağına karar verip son aşamada satıcıyla karşı karşıya gelmek istiyor.
  • Markaların kendisine adil davranmasını istiyor. Yaygın olarak uygulanan değişim, iade, bakım, tamir gibi konularda sorun yaşamak istemiyor.
  • Rahatsız edilmek istemiyor. Kendisine bir satıcının ürün veya hizmet satmak için ısrar etmesinden hiç hoşlanmıyor. 
  • Edindiği bilgiyle kontrolün kendi elinde olduğunu bildiği için markanın kendisine şeffaf davranmasını bekliyor.
  • Kendisine şeffaf davranmayan, adil olmayan, bilgi vermede cömert olmayan markalardan uzaklaşıyor çünkü bu markaların onu aptal yerine koyduğunu düşünüyor.

Inbound pazarlama yöntemi, 

  • Bu müşterinin satın alma sırasında hangi hedefi gerçekleştirmek istediğini anlayan,
  • Sınırlı bütçesinden para öderken müşterinin aklında beliren endişelere çözüm üreten,
  • Ürünü veya hizmeti müşteriye illa satmak için değil, onun satın almasını kolaylaştırmaya çalışan,
  • Bunu yapmak için ona istediği bütün bilgiyi sunan, 
  • Onu insan yerine koyan bir pazarlama yöntemidir.

Sadece mağazalarda değil, internette satış yapan bütün markaların bu Inbound anlayışını benimsemesi gerekir. 

Sadece tüketicilere değil, şirketlere satış yapan (B2B) şirketlerin de Inbound yöntemini kullanması gerekir. 

Modern pazarlama yapmak için modern müşteriyi anlamak gerekiyor. Peki sizin şirketiniz bu modern müşteriyi anlayan, onun beklentilerine cevap veren bir şirket mi? Eğer bu yazıda anlatmaya çalıştığım konulardan herhangi birinde bir eksiğiniz varsa elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederim. Çünkü rakipleriniz hızla bu anlayışı benimsiyor ve şirketlerinde dijital dönüşümü gerçekleştirerek yeni düzene uyum sağlıyor. 

Unutmayın! En güçlüler değil, en hızlı uyum sağlayanlar hayatta kalırlar.

Yorumlar

  1. Temel hocam yine çok kıymetli bilgilerle donatılmış bir yazı hazırlamışsınız emeklerinize sağlık çok teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.